Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/296 E. 2023/1402 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/296
KARAR NO : 2023/1402
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

Taraflar arasındaki önalım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Muğla ili, Milas ilçesi, Şevketiye Mahallesi, 205 ada 10 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 6/28 hissesine diğer hissedarlar ile birlikte iştirak hâlinde malik olduğunu, diğer hissedarlardan Meliha’nın 9/28 oranındaki hissesini 20.05.2016 tarihinde davalıya sattığını, satış bedelinin taşınmazın değerinden yüksek gösterildiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 20.05.2016 tarihinde 100.000,00 TL bedel ile satın aldığını, davacının satış bedelinin normal bedelin üzerinde gösterildiği yönündeki iddiasının mantıkla bağdaşmadığını, paydaşlar arasında 27.05.2003 tarihinde taksim sözleşmesi imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile paydaşlarca fiili taksim sözleşmesinin yapıldığı, mahallinde keşif yapıldığı ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere fiili taksimin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taksim sözleşmesinin hukuken geçerli bir taksim sözleşmesi olmadığını, taksim sözleşmesinde paydaşlardan sadece beş tanesinin imzası bulunduğunu, tanık Abdullah Keskin’in beyanından fiili taksimin tam bir mutabakatla kabul görmediği ve paydaşlar arasında bu hususta ihtilaf olduğu anlaşıldığını, davalının söz konusu taşınmazın neredeyse tamamını kullandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazda fiili paylaşım olduğuna dair iddiasını destekler nitelikteki tanık anlatımları ve paydaşlar arasında imzalanan, tapu kayıtlarında işlem yapılan 27.05.2003 tarihli miras taksim sözleşmesi dikkate alındığında, mahkemece fiili taksim bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.