Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2015 E. 2007/5233 K. 18.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2015
KARAR NO : 2007/5233
KARAR TARİHİ : 18.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, … Köyü 101 ada 88 parsel sayılı 13.317 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, orman sayılan yer olduğundan davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişi raporunda B ve C ile işaretlenen bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu yerlere yönelik el atmasının önlenmesine (A) ile gösterilen 6100 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış; ancak arazi kadastro ekibi, orman harita ve tutanaklarını göz önünde bulundurmadan kadastro tesbiti yapmış, bu nedenle yörede orman kadastrosu ikmal edilmemiştir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişiler kurulu raporunda; çekişmeli taşınmazın B ve C ile işaretlenen bölümlerinin 1953 yılına ait … fotoğraflarına göre bütünlemesi yapılan memleket haritasında ormanlık alan, A işaretli bölümünün ise açık alanda kaldığı, B ve C ile işaretlenen kesimlerinin 3402 sayılı yasanın 4. maddesine göre yapılan ancak kesinleşmeyen orman tahdidi içinde, A ile işaretlenen bölümünün ise tahdit dışında olduğu, B ve C işaretli bölümlerin … yapısı itibariyle … ormanların devamı niteliğinde ve orman sayılan A ile işaretlenen bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmışsa da kadastro paftası ölçeği ile memleket haritası ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazların memleket haritasındaki konumları gösterilmediği için bilirkişi raporu denetlenememektedir. Denetlemeyen bilirkişi rapor ve haritasına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde Genel arazi kadastro çalışmalarına esas olmak üzere 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılıp harita ve tutanaklar kadastro ekibine teslim edildiği ve yasa hükmünde “bu yerlerin (bu şekilde belirlenen ormanların) ölçü ve harita işlemleri yukarıdaki sınırlar (orman kadastro ekibinin belirlediği) esas alınarak kadastro ekiblerince belirlenir ve çalışmalar bu yasa hükümlerine göre yürütülür” denildiği halde, kadastro ekipleri yasanın bu açık hükmüne uymamıştır. Bu nedenle, somut olayda; orman kadastro işlemlerinin ikmal edilmiş olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişme konusu yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, mahkemece çekişmeli taşınmaz gözlenmeli ve üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalıdır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
“Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).”
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].

Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … ve davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 18.04.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.