YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17335
KARAR NO : 2007/987
KARAR TARİHİ : 29.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2000 gün ve 2643-2868 sayılı bozma kararında özetle: “taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi ile ilgili çalışma tutanakları ile Kaymakamlık men kararlarının dayanağı inceleme tutanakları ve krokiler getirtilerek yeniden keşif yapılıp 2/B maddesine göre düzenlenen tutanak ve haritası ile Kaymakamlık men kararlarının dayanağı kroki ve tutanaklar uygulanarak bu belgelere göre taşınmazın konumunun kesin biçimde belirlenmesi; tahdit ve 2/B haritası ile irtibatlı kroki çizilmesi, taşınmazın kısmen ya da tamamen men kararı içinde kaldığının belirlenmesi halinde niza sayılacağı ve dolayısıyle kesintisiz zilyetlikten söz edilmeyeceği gözönünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 33979.32 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 sayılı yasaya göre 03/05/1968 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 09/04/1993 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Yörede genel arazi kadastrosu 10/05/1951 tarihinde yapılmış ve 25/08/1951 – 25/09/1951 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, Medeni Yasanın 639/1 (713) maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, çekişmeli taşımazın konumunu gösteren memleket haritasında taşınmazın ortasından geçen Sivridere olduğu anlaşılmaktadır. Hükme dayanak alınan … bilirkişi krokisinde derenin konumu ve miktarı gösterilmemiştir. T.M. Yasası’nın 715 ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16. maddelerine göre bu nitelikteki yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup tescile tabi değildir. Bu nedenle, mahkemece yeniden yapılacak keşife, taşınmazın ortasından geçen Sivriderenin konum ve miktarı belirlenip krokisine işaretlendikten sonra, … sınır gösterilmek suretiyle taşınmazın iki ayrı parça halinde davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu husus gözönünde tutulmadan dereyi de içine alacak şekilde toplam yüzölçümleri üzerinden tek parça halinde tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 29/01/2006 günü oybirliği ile karar verildi.