YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17209
KARAR NO : 2007/5644
KARAR TARİHİ : 03.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbit ve sataşmasının önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … 11.05.2000 tarihli dilekçesiyle, … köyünde bulunan, dava dışı 7 ada 31 sayılı parsel ile DSİ sulama kanalı arasında kalan Hazine arazisine … yıllardır zilyet olduğu, … asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/327 Esas ve 1999/641 Karar sayılı dosyasında, kendisine ait evin sadece 19.85 m2 bölümünün kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlendiği halde Orman Yönetiminin evin tamamının orman sınırları içinde kaldığını iddia ederek evin tamamını yıkmak istediğini, Hazine arazisi üzerinde bulunan evinin orman sınırları içinde kalıp kalmadığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davacıya ait evin tamamının orman sınırları içinde kaldığının Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/268 esas ve 907 karar sayılı kesinleşmiş kararı ile belirlendiği, bu karar ile evin müsadere edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tesbit ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 10.06.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, 12.07.1977 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 12.10.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1989 yılında yapılıp, 18.5.1990 tarihinde ilan edilerek 18.11.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler … …, … …ve … tarafından düzenlenen raporda, 111.70 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazın 19.85 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastrosu sınırları içinde, diğer bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.1998 gün ve 1998/268-907 sayılı kararıyla, davacıya ait 73.12 m2 yüzölçümündeki evin tamamının kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığının uzman bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle, Birdal …’ün cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleştiği, kesinleşen bu karar davacıyı yönünden bağlayıcı olduğu gibi, Borçlar Yasasının 53. maddesi gereğince Ceza Mahkemesinin Mahkumiyet kararlarının, Hukuk Mahkemeleri için bağlayıcı olacağı, kaldı ki, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 30.12.1999 gün ve 1998/327-641 sayılı kararının tarafları olan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturduğu, Orman Yönetimini ve Hazineyi bağlamadığı, bu nedenlerle, … Asliye
Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararı ile Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.1998 gün ve 1998/268-907 sayılı kararının bir biri ile çeliştiğinden söz edilemeyeceği, Esasen ceza mahkumiyetinin sonuçlarından kurtulmak için açılan tesbit davasının dinlenemeyeceği, gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 03.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.