YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5806
KARAR NO : 2023/324
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul, husumet yokluğundan ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece … yönünden davanın reddine, davalılar Finansbank A.Ş. ve … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İngiliz vatandaşı olduğunu, 2006 yılının Haziran ayında davalı …’ın yönlendirmesi ile toplam 108.000,00 TL parayı Finansbank … Şubesine yatırdığını, davalılardan … ile konuşan davalı …’ın daha fazla yüksek faiz alacağını söyleyerek Türkçe bir talimatı müvekkiline imzalattığını, bankaya yatırılan paranın faizlerinin İngiltere’deki banka hesabına yatırılması gerekli iken bu güne kadar faiz ödemelerinin çok düzensiz olarak ve müvekkilinin davalı …’a sürekli telefon etmek zorunda kalması sonucunda bankaya yatırıldığını, müvekkilinin daha sonra Türkiye’ye geldiğinde parasını çekmek istediğini, banka yetkililerinin parayı İngiltere’deki bankaya gönderebileceklerini söylediklerini ve ödemediklerini, daha sonra davalı …’a para çekme yetkisi verilmediği halde banka yetkilisi tarafından paranın davalı …’a ödendiğini, bu şekilde bir çok İngiliz vatandaşını dolandırdıklarını öğrendiklerini, nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturmanın devam ettiğini, banka görevlisinin görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 80.127,00 TL’nın faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin görevi itibarıyla müşteriyle direkt temasa geçecek bir yetkisinin bulunmadığını, onlar adına işlem yapacak sorumluluğa sahip olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın sahte talimatla başkasına ödediği 28.000,00 TL’yi davacıya geri ödediğini, bu işlem dışında usulsüz yapılan bir işlemin olmadığını, davacı tarafın beklenen özen ve dikkati göstermediğinden varsa zararın oluşmasında ağır kusurlu olduğunu, davacının imzaladığı belgelerin içeriğini bilmediği yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı … davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A.Mahkemece Verilen İlk Karar:
Mahkemece 10.03.2011 tarih, 2008/80 E. ve 2011/120 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Finansbank … Şubesi nezdindeki hesabından, hesap açılışında hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle kendisinden alınan yazılı belge gereğince 29.06.2006 tarihinde 50.000,00 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000,00 TL ve 29.11.2006 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 108.000,00 TL’nin çekildiği, davalı bankanın davacının hesabına 27.873,00 TL ödemede bulunduğu, gerekçesi davanın kabulü ile 80.127,00 TL alacağın (50.000,00 TL’nin 29.06.2006 tarihinden itibaren, 28.000,00 TL’nin 31.07.2006 tarihinden itibaren, 2.127,00 TL’nin 29.11.2006 tarihinden itibaren) mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, karar davalı … vekili ve davalı Finans Bank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı :
Dairemizin 13.06.2013 tarih, 2011/9664 E. ve 2013/12396 K. sayılı kararıyla 1 no.lu bendinde davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu (4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 1(4389 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) 61 inci maddesi), bu tanımlamaya göre mevduatın ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşme olduğu, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 306 ncı ve 307nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı iade ve eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecbur olduğu, aynı Kanun’un 372 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca usulsüz tevdi de paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceği, bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, bu itibarla sahtecilik fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı …’a husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, kabule göre de davalı … hakkında Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/92E., 2009/348 K. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığına göre ceza davasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davalı yönünden onanmasına, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, davalı banka vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 13.12.2013 tarih, 2013/14545 E. ve 2013/22825 K. sayılı kararıyla davalı banka çalışanı … ve 3 üncü kişi … haklarında Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/92 E., 2009/348 K. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda oluşturulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2011/19657 E., 2012/43971 K. sayılı ilamıyla noksan inceleme gerekçesiyle bozulduğunun anlaşıldığı, bu durumda Mahkemece davalı banka yönünden görülmekte olan ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki ilişki ve banka nezdinde yapılan her bir işlem ayrı ayrı değerlendirilmeden eksik inceleme suretiyle hüküm tesisi hatalı görülmekle davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/9664 E., 2013/12396 K. sayılı ilamının davalı banka yönünden onama hükmü içeren (1) numaralı bendinin kaldırılarak Mahkeme kararının işbu gerekçe ile banka yararına bozulmasına, yeni bozma gerekçesinin kaldırılan (1) numaralı bent yerine getirilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının davalı banka yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporu dayanılarak davacının Finansbank … Şubesi nezdindeki hesabından, hesap açılışında hile ile iradesi sakatlanmak suretiyle kendisinden alınan yazılı belge gereğince 29.06.2006 tarihinde 50.000,00 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000,00 TL ve 29.11.2006 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 108.000,00 TL’nin çekildiği, davalı bankanın davacının hesabına 27.873,00 TL ödemede bulunduğu, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/92 E. sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda davalılar Nuray ve Tarık’ın zimmet suçundan hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalı … ve davalı banka aleyhine açılan davanın kabulüne, 80.127,00 TL alacağın, 50.000,00 TL’sinin 29.06.2006 tarihinden itibaren, 28.000,00 TL’sinin 31.07.2006 tarihinden itibaren, 2.127,00 TL’sinin 29.11.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalı … ve davalı bankadan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sahtecilik fiili davalı bankaya karşı işlendiğinden ve davacının davalı …’a husumet yöneltmesi mümkün bulunmadığından davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın hangi sebeplerle kusurlu olduğunun Mahkeme kararının gerekçesinde belirtilmediğini, davacının dava dilekçesinde daha fazla faiz almak amacı ile davalı bankaya başvurduğunu kabul ettiğini, hesap açılış işlemlerinin davacının rızası kapsamında olduğu davacı tarafından da kabul edildiğinden kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından farklı tarihlerde üç adet havale talimatı verildiğini, bu talimatlardan ıslak imzalı olan 50.000,00 TL’lik ve 30.000,00 TL’lik iki ödeme sebebiyle bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, paranın hesaptan çıkış tarihi ile ıslah dilekçesinin sunulduğu tarih arasında 1 yıldan fazla süre geçtiğinden, davacının tarihsiz ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, faiz hesabı ile mahsup tutarının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının, davalı banka şubesi nezdinde bulunan hesabındaki paranın bir takım usulsüz işlemlerle boşaltıldığı iddiasına dayalı olarak banka, banka çalışanı ve 3 üncü kişi hakkında açılan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4389 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 5411 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 66 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının, davalı bankanın … Şubesi nezdindeki hesabından 29.06.2006 tarihinde 50.000,00 TL, 31.07.2006 tarihinde 28.000,00 TL, 29.11.2006 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 108.000,00 TL para çekilmiştir. 31.07.2006 tarihli 28.000,00 TL’nin havalesine ilişkin talimatta yer alan imzanın sahte olduğu anlaşıldığından, davalı …Ş. tarafından, davacının hesabına 23.05.2008 tarihinde 28.000,00 TL iade edilmiştir. Bilirkişi raporunda banka kayıtlarının aksine 09.06.2008 tarihinde 27.873,00 TL’nin hesaba yatırıldığı belirtilmiş, işbu hatalı ve eksik belirlemeye Mahkemece itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece, 50.000,00 TL’nin 29.06.2006 tarihinden itibaren, 30.000,00 TL’nin 29.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı …Ş.’den tahsiline karar verilmesi gerekirken, 28.000,00 TL’ye ilişkin talimatta yer alan imza sahte olduğundan bilirkişi raporundaki hatalı belirleme ile davacıya iade edildiği tespit edilen 27.873,00 TL’nin, davacının hesabından 29.11.2006 tarihinde çekilen 30.000,00 TL’den mahsubu suretiyle 2.127,00 TL’nin 29.11.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılar … ve Finansbank A.Ş.’nden tahsiline hükmedilmiş ayrıca 28.000,00 TL’lik ödeme, davacının hesabından usulsüz işlemlerle 29.11.2006 tarihinde çekilen 30.000,00 TL’lik ödemeden 27.873,00 TL olarak mahsup edilmek suretiyle 30.000,00 TL’ye 29.11.2006 tarihinden itibaren faiz işletmek yerine, geri ödenen 28.000,00 TL ‘nin de hatalı tespit ile 27.873,00 TL olarak mahsubu suretiyle ve 31.07.2006 tarihinden itibaren faiz işletilerek fazladan 4 ay daha faiz işletilmesi doğru görülmemiş kararın davalı …Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı …Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.