YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1583
KARAR NO : 2009/2527
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Beldesi 377 sayılı parsel 7900 m2, 383 parsel 10600 m2, 642 parsel 3350 m2, 659 sayılı parsel 6363 m2, 835 sayılı parsel 4150 m2, 866 sayılı parsel 4150 m2, 1390 sayılı parsel 3415.58 m2, 2527 sayılı parsel 12750 m2, 2528 sayılı parsel 12000 m2, 2529 sayılı parsel 2900 m2, 2569 sayılı parsel 7300 m2, 306 ada 1 sayılı parsel 529.53, 2 sayılı parsel 534.71m2, 3 sayılı parsel 602.69 m2, 4 sayılı parsel 594.63 m2, 5 sayılı parsel 542.80 m2, 6 sayılı parsel 549.26 m2, 307 ada 1 sayılı parsel 445.96 m2, 2 sayılı parsel 460.63 m2, 3 sayılı parsel 454.72 m2, 4 sayılı parsel 457.35 m2, 5 sayılı parsel 459.96 m2, 6 sayılı parsel 462.61 m2, 7 sayılı parsel 465.22 m2, 8 sayılı parsel 462.23 m2, 9 sayılı parsel 454.51 m2, 10 sayılı parsel 459.72 m2, 11 sayılı parsel 458.12 m2, 12 sayılı parsel 456.53 m2, 13 sayılı parsel 454.93 m2, 14 sayılı parsel 453.32 m2, 308 ada 1 sayılı parsel 511.42 m2, 2 sayılı parsel 473.21 m2, 3 sayılı parsel 471.08 m2, 4 sayılı parsel 468.05 m2, 5 sayılı parsel 465.05 m2, 6 sayılı parsel 462.06 m2, 7 sayılı parsel 459.03 m2, 8 sayılı parsel 425.61 m2, 9 sayılı parsel 499.27 m2, 10 sayılı parsel 462.50 m2, 11 sayılı parsel 462.5 m2, 12 sayılı parsel 462.51 m2, 13 sayılı parsel 462.51 m2, 14 sayılı parsel 462.48 m2, 309 ada 1 sayılı parsel 513.01 m2, 2 sayılı parsel 512.99 m2, 3 sayılı parsel 513.01 m2, 4 sayılı parsel 512.98 m2, 5 sayılı parsel 513 m2, 6 sayılı parsel 513 m2, 7 sayılı parsel 514.94 m2 yüzölçümü ile tarla ve arsa niteliklerinde davalı … Hazar adına; 306 ada 7 sayılı parsel ise … Belediyesi adına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde 377, 383, 642, 659 sayılı parsellerin tamamının; 306 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7; 307 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ,7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14; 308 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14; 309 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 sayılı parsellerin bir bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır. Davacı Hazine, 377, 383, 642, 659, 835, 866, 1390, 2527, 2528, 2529, 2569; 306 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7; 307 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14; 308 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14; 309 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece,” davanın kısmen kabulüne, 1390 parselin (C) ile işaretli 51.77, (D) ile işaretli 88.22; 2569 parselin (C) ile işaretli 88.58m2lik kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline; 2569 parselin (B) ile işaretli 1531.16, 2527 parselin (B) ile işaretli 3440.93 ve (C) ile işaretli 2368.65, 2528 parselin (B) ile işaretli 1844, 2529 parselin (B) ile işaretli 2200, 309 ada 1 parseli (B) ile işaretli 139.86, 2 parselin (B) ile işaretli 214.04, 3 parselin (B) ile işaretli 287.31, 4 parselin (B) ile işaretli 342.19, 5 parselin (B) ile işaretli 209.32, 6 parselin (B) ile işaretli 37.81, 7 parselin (A) ile işaretli 327.23, 1390 parselin (A) ile işaretli 2818.50m2lik kısımları ile 377, 383, 642, 659, 835, 866 parsellerin tamamının davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, geriye kalan taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine; davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz OTS içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu ( çekişmeli 1390 parselin (C) ile işaretli 51.77, (D) ile işaretli 88.22; 2569 parselin (C) ile işaretli 88.58m2lik kısımlarının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde; 2569 parselin (B) ile işaretli 1531.16, 2527 parselin (B) ile işaretli 3440.93 ve (C) ile işaretli 2368.65, 2528 parselin (B) ile işaretli 1844, 2529 parselin (B) ile işaretli 2200, 309 ada 1 parselin (B) ile işaretli 139.86, 2 parselin (B) ile işaretli 214.04, 3 parselin (B) ile işaretli 287.31, 4 parselin (B) ile işaretli 342.19, 5 parselin (B) ile işaretli 209.32, 6 parselin (B) ile işaretli 37.81, 1390 parselin (A) ile işaretli 2818.50m2lik kısımları ile 377,383,642,659,835,866 parsellerin tamamının kesinleşen 2/B madde uygulama alanında, geriye kalan yerlerin ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında) kaldığı, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalıların koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelini bu yeri kendilerine satan kişilerden isteyebileceği, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. H.Y.U.Y.nın 94.maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Anılan yasa hükmü bir istisna maddesi olup davanın kabulü durumunda ve belirtilen şartların oluşması haliNde uygulanabilir. Temyize konu davada davanın kabulü gibi bir durum söz konusu değildir. Karar açıklanan yönden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz OTS içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taktiren 720.- YTL vekalet ücretinin ve 515.500.- YTL. mahkeme masraflarının davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASI gerekmiştir.
2) Hazine ve davalının 309 ada 7 sayılı parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 327.23 m2′ lik bölümünün 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tesciline, geriye kalan 40.07 m2′ lik bölüm hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir. Oysa dosya arasında bulunan rapora ekli krokiden bilirkişilerin bu adadaki 1 ila 9 parsellerin tümü hakkında araştırma yaptıkları; ancak, 309 ada 7 parsel yerine yanlışlıkla 309 ada 9 parsel hakkında rapor düzenledikleri, mahkemenin de bu yönü gözden kaçırarak hüküm kurmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, raporu hükme esas alınan bilirkişilerden çekişmeli 309 ada 7 parselle ilgili ek rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir. Değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile 309 ada 7 parsel haricindeki taşınmazlarla ilgili hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve davalının 309 ada 7 parselle ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.