YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4577
KARAR NO : 2023/2992
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2020/14570 Esas, 2021/12490 Karar sayılı kararı ile ”…Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada, Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli kararıyla hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği,
1. Kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verildiğine,
2. Sanığın sağlık sorunları nedeniyle ceza evine dönemediğine,
3. Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine,
4. Müvekkilinin cezai ehliyetinin bulunmadığına,
5. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; Düzce Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlüyken 23.12.2015-30.12.2015 tarihleri arasında 7 günlük özel izne ayrılan sanığın teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiğine ilişkindir.
2. Sanığın izin süresinin bitiminden itibaren 48 saat geçmesine rağmen dönmediğine ilişkin 01.01.2016 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. Kurum müdürlüğü tarafından 01.01.2016 tarihli firar fişinin düzenlendiği görülmüştür.
4. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinin 23.03.2022 tarihli raporunda, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu kanaati bildirilmiştir.
5. Sanık savunmasında, psikolojik sorunları nedeniyle teslim olması gerektiği halde teslim olmayarak firar ettiğini ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 97 nci maddesinin birinci fıkrası (2.) cümlesinde sayılan sebepler nedeniyle izinden dönemediğine ilişkin bir belgenin veya raporun dosyaya sunulmamış olması karşısında, sanık müdafinin, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle ceza evine dönemediğine ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Olay ve Olgular Bölümünün (4) numaralı bendinde belirtilen rapor karşısında, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına dair temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Sanığın özel izin süresinin bitiminde teslim olmayarak firar ettiğine ilişkin tutanak, sanığın kabulü ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.