YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14245
KARAR NO : 2006/1606
KARAR TARİHİ : 14.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.05.2003 gün ve 3214-4167 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köy 2 sayılı parselin 1995 yılında makiye ayrılan yerlerden olduğu gerekçe gösterilerek Yönetimin davasının reddine karar verilmiş ise de, taşınmazın tapu kaydının 1956 yılındaki genel arazi kadastrosu sırasında belgesiz zilyetlik nedenine dayalı olarak oluşturulduğu, 22.03.1996 tarih 1993/5-1 sayılı İ.B.K.’nın öngördüğü şekilde özel yolla oluşan tapu kaydı bulunmadığından Yönetimin davasının reddedilmesinin doğru olmadığı” na işaret edilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 14.08.1948 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi ile dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Bu işlemlerle çekişmeli parsel orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro sırasında “…-Meşelik” Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı gibi aplikasyon sırasında da bu durumda herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirlenerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman olduğu tartışmasız bulunan taşınmazın “tarla” niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kamu düzeni de gözönünde bulundurularak hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüş olmakla, 10.02.2005 tarihli kararın hüküm fıkrasındaki dava konusu taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına tesciline” sözleri çıkarılarak bunun yerine “orman niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesi 2005/14245-2006/1606
yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14.02.2006 günü oybirliği ile karar verildi.