YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16543
KARAR NO : 2008/2233
KARAR TARİHİ : 14.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1954 yılında yapılan genel kadastro sırasında 14 parsel numarası verilerek tesbit tutanağı düzenlenen, ancak Tapulama Mahkemesi’nde görülen dava sonucu orman sayılan yer olması nedeniyle tesbit tutanağı iptal edilerek tescil harici bırakılan … Beldesi … köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan orman kadastrosu 20.03.1986 tarihinde kesinleşmiş, genel arazi kadastrosu işlemi de 1954 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 1954 yılında yapılan genel kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere 14 nolu parsel numarası verilerek … ve arkadaşları adına tesbit tutanağı düzenlenmişse de gerçek kişiler ve köy arasında görülen dava sonucu … Tapulama Mahkemesinin 26.11.1965 gün ve 1964/43-1965/339 sayılı kararı ile, Orman Bakanlığı mütalaasına göre dava konusu parselin orman olduğu belirlenerek o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit harici bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiği, sonradan davacı … tarafından açılan tescil davası sonucu … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/27 esas numaralı dosyasında verilen kararla taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği,daha sonra hazinenin hasımsız olarak açtığı dava sonunda … 1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2004/91-428 sayılı kararıyla orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın infaz edilerek çekişmeli taşınmazın 30.06.2005 tarih 2995 yevmiye numaralı işlemle 11320 m2 yüzölçümüyle 101 Ada 130 parsel numarası verilerek orman niteliğiyle tapuya tescil edildiği,1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki ”Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde ”Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince
-2-
2007/16543-2008/2233
kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu halde, yörede yapılan ve 1986 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinileme yeceği 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın ”herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği 3402 Sayılı Yasa genel, 6831 Sayılı Orman Yasası özel yasa olduğu ve özel yasada bulunan hükümler karşısında, genel yasa uygulanamayacağından, sonradan yapılacak orman kadastrosu özel yasa hükmüne göre yapılacağından, bu işlem 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesinde belirtilen ikinci kadastro sayılamayacağı gibi, Orman Yönetimi yada Hazine tarafından dava konusu taşınmazın her za man orman olarak tescilinin mahkemeden de dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine ka rar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.