Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/14971 E. 2023/3056 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14971
KARAR NO : 2023/3056
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/274 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli, 2015/206 Esas, 2015/1166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmamasına ve suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin,
2. Somut olay bir hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin,
Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yetkili olduğu şirketten aranan müştekiye “Alo yaşam destek hattından arandığı, sesli imza ile yapmış olduğu sözleşme tutarı olan 299 TL’yi ödemezse, 3 kat ceza ödeyeceği ve hakkında icra takibi yapılacağı” söylenerek kredi kartı bilgilerinin alındığı ve akabinde kart üzerinden 299,00 TL çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2. Müştekiye ait HSBC Bankası 4089 **** **** 7993 numaralı kredi kartından, 299,00 TL tutarında harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü dosyada mevcuttur.
3. Suça konu işlemin kart bilgileri girilmek sureti ile sanal POS üzerinden mail order yöntemi ile yapıldığı ve üye iş yerinin … Danışmanlık olduğu ING bankası cevabi yazısı ile belirlenmiştir.
4. Aramayı gerçekleştiren 0212 *** ** 36 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu … İletişim Teknolojileri A.Ş ile yapılan yazışmalar neticesinde tespit edilmiştir.
5. Müşteki beyanında “olay tarihinde cep telefonunu arayan bayanın ‘Yaşam destek hattından aradığını, sesli imzamla yaptığım iki yıllık sözleşmenin 1 yıllık süresinin dolduğunu, 2. yıl için ücret ödemem gerektiğini tutarının 299 TL olduğunu, eğer ödemezse sözleşme gereğince 3 katını ödemek zorunda kalacağını’ söylediğini, öyle bir sözleşme yapmadığımı söylemesine rağmen ‘bizde sesli imzanız var, siz bilirsiniz hakkınızda icra takibi yapacağız, daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaksınız’ gibi sözlerle sürekli kendisine baskı yaptığını, bunun üzerine kart bilgilerini verdiğini ve kartından para çekildiğini, dolandırıldığını anlayınca şikayetçi olduğunu, daha sonra bu şahısların tekrar aradığını ve şikayetçi olduğunu söyleyince parasını yatırdıklarını” beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında “… Sağlık firmasının İzmir’de bayiliğini yaptığını, müştekiyle yapmış oldukları telefon görüşmesinde sağlık hizmetlerinin devam etmesini istemesi halinde ödeme yapması gerektiğini söylediklerini, müştekinin de bunu kabul ederek kredi kartı bilgilerini verdiğini ve kendisinin isteği ile kredi kartından 299 TL çekildiğini, buna ilişkin ses kaydının da bulunduğunu” belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyada suçun sübutuna etki edecek tüm delillerin toplandığı, bu olgular ve müştekinin istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından aranan müşteki “Daha önce sesli imza ile yaptırdığı sözleşme için 299 TL ödemesi gerektiği, aksi halde sözleşme gereğince 3 katını ödemek zorunda kalacağı ve hakkında icra takibi yapılacağı “yönünde baskı yapılarak iradesi fesada uğratılmak sureti ile kredi kart bilgilerinin öğrenildiği, akabinde bu bilgiler ile kartından rızası olmaksızın 299 TL çekim yapıldığı, müştekinin şikayetçi olması üzerine de paranın iade edildiği, sanık her ne kadar “Olayın bir hukuki uyuşmazlık olduğunu, müştekinin talebi ve rızası ile işlem yapıldığını, buna dair ses kaydının da olduğunu” belirterek suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanık veya müdafiileri tarafından dosyaya sunulan herhangi bir ses kaydının bulunmadığı, UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış dava dosyaları incelendiğinde, yetkilisi olduğu şirketin, alt bayilik adı altında bu şekilde faaliyet sürdürdüğünün görüldüğü, yine sanığın şirketinde çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/12/2015 tarihli, 2015/206 E. 2015/1166 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.