Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10042 E. 2023/2465 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10042
KARAR NO : 2023/2465
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 4. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf talebinin HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, borçlu adına yapılan tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 01.07.2021 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatta gönderen mercinin, takibin başlatıldığı icra dairesinden farklı olarak İstanbul İcra Müdürlüğü olarak yazıldığını, tebliğ yapılan adresin ikamet adresi olmadığını, babasına yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, babası ile arasının bozuk olduğunu, konuşmadıklarını, takipten 01.07.2021 tarihinde tesadüfen haberdar olduğunu, takip talebinde adresinin yazılmadığını, mernis adresine tebligat şeklinde ibare ile hazırlanan takip talebinin icra müdürlüğünce kabul edildiğini, takibin bu hali ile iptali gerektiğini, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, takipten 01.07.2021 tarihinde haberdar olduğunun tespitine, yasal şartları taşımayan takibin ve ödeme emrinin iptaline, takibin durdurulmasına, hacizlerin ayrı ayrı fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu adına takip tarihi itibariyle ve halen mernis adresi olan adrese ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlunun çalıştığı Doğuş Perakende A.Ş. adlı iş yerine 19.04.2019 tarihinde maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini, borçlunun bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğunu, bir kişinin maaşı üzerine haciz konulduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tebliğ mazbatasının incelenmesinde, ödeme emrinin aynı konutta ikamet eden babasına verilmek suretiyle tebliğ edildiği, şikayetçi tarafın ve babası …’nın mernis adresleri tetkik edildiğinde 07.02.2007 tarihinden itibaren aynı adreste oturdukları ayrıca dosyada mevcut borçluya ait vekaletnamede yer alan adresin de aynı adres olduğu, şikayete konu edilen tebligatın TK 16. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; adresinin…..,……, Cad. No94/3 Sultanbeyli/İstanbul olduğunu, takipteki adresin farklı bir adres olduğunu, babası ile arasının bozuk olduğunu, babasına yapılan tebligattan haberdar olmadığını, tebliğ işleminden 01.07.2021 tarihinde tesadüfen haberdar olduğunu, takip talebinde borçlunun adresinin yazılmasının zorunlu olduğunu, adresi yazılmayarak mernis adresine tebligat şeklinde ibare ile hazırlanan takip talebinin icra müdürlüğünce kabul edilerek ödeme emrinin tebliğe çıkartıldığını, takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip talebinde borçlunun adresinin mernis adresi ile aynı olduğu, mernis adresine çıkartılan tebligatın muhatabın o anda adreste bulunmaması, çarşıda olması sebebiyle muhatap yerine muhatap ile birlikte aynı çatı altında beraber ve sürekli oturduğunu beyan eden tebellüğe ehil babası … adına tebliğ edildiği, tebligatta tebliğ tarihinin ve tebliğ eden memurun adının yazılı olmadığı, kaşede 04.02.2019 tarihinin yer aldığı, Tebligat Kanunu 39 uncu maddeye göre, bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamayacağı, borçlu adına ödeme emri tebligatı icra takibinde borçlu olan babasına yapılmış olduğundan yapılan ödeme emri tebligatı Tebligat Kanunu 39 uncu maddeye göre usulüne aykırı olduğu, 18.04.2019 tarihli hacizde borçlunun hazır olduğu belirtilmiş ise de borçlunun adının yazmadığı, haciz tutanağında imzasının bulunmadığı, bu nedenle bu tarihin ıttıla tarihi olarak değerlendirilemeyeceği, borçlunun çalıştığı Doğuş A.Ş. adına maaş haciz müzekkeresinin 19.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, Doğuş A.Ş. tarafından müzekkereye verilen cevapta personel …’nın maaşından iki farklı icra dosyasından maaş haczi nedeniyle yapılan ödemelerin ardından şikayete konu icra dosyasının maaş haczi sırasına alındığı belirtildiğinden, borçlunun maaşından dava konusu icra dosyasından herhangi bir kesintinin yapılmadığı, bu tarihin de ıttıla tarihi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçeleri ile borçlunun istinaf talebinin HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, borçlu adına yapılan tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile ıttıla tarihinin 01.07.2021 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; borçlu adına takip tarihi itibariyle ve halen mernis adresi olan adrese ödeme emrinin tebliğ edildiğini, tebligat zarfı üzerinde tebliğ tarihi ve tebliğ eden memurun adının ve sicil numarasının bulunduğunu, borçlunun babası ile aralarında hasımlık yaratacak bir husumet bulunmadığını, bu nedenle Tebligat Kanunu 39 uncu maddeye aykırılık bulunmadığını, borçlunun çalıştığı Doğuş Perakende A.Ş. adlı iş yerine 19.04.2019 tarihinde maaş haczi müzekkeresi gönderildiğini,borçlunun bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğunu, bir kişinin maaşı üzerine haciz konduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Tebligat Kanunu’nun 10-16 ve 32, 39 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.