Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9139 E. 2023/3076 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9139
KARAR NO : 2023/3076
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.05.2013 tarih ve 2013/23269 Esas sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 14.04.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaleti ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, lehe olan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olarak uygulanmadığı ve kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … Yılmaz, sanıkların muris … adlı şahsın 60 mirasçısından 3’ü olması sebebiyle 2004 yılından itibaren vekil sıfatı ile davalarına girmektedir.
2. Sanık, katılan hakkında kendilerini bilgilendirmediği ve miras payları olan 700 trilyonluk parayı alıp yediğini beyan ederek şikayetlerde bulunmuştur.
3. Katılan, sanıklardan …’in görevi kötüye kullanmak suçundan şikayeti üzerine İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış ve beraatına karar verilmiştir. Karar 15.07.2010 tarihinde Yargıtay’ın onama kararı üzerine kesinleşmiştir.

III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmiş olması gerekir.
Somut olayda, sanığın katılan hakkında yetkili makamlara şikayette bulunduğu, akabinde kovuşturma başlatıldığı, yargılama neticesinde katılan … Yılmaz hakkında beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay onaması üzerine kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “iftira” suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 14.04.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.