YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2441
KARAR NO : 2008/6133
KARAR TARİHİ : 21.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1975 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosu sırasında … Çiftliği 7821 parsel sayılı 4000 m2 yüzölçümlü taşınmaz zeytinlik niteliği ile ve üzerindeki zeytinlerin Kerim Akgüneş’e ait olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek dört tarafı orman arazileri ile çevrili olduğundan Hazine adına tespit edilerek komisyona sunulmuştur. 12.11.1976 tarihli kararı ile taşınmazın orman tahdit sınırları içinde orman alanı olduğu anlaşıldığından tutanak (beyanname) iptal edilerek orman içinde bırakılmasına karar verilmiş, …, …, … vekilleri Av…. ve Av….’in T.Sani 1339 tarih 3, 4, 5 nolu …, … ve … adına kayıtlı ifraz tapu kaydına dayanarak yaptıkları itiraz, kadastro komisyonunun 09.03.1979 sayılı kararı ilez ret edilerek taşınmazın orman sınırları içinde kalmadığından orman olarak tespit harici bırakılmasına karar verilerek kütük sayfası kapatılmıştır. Daha sonra yörede yapılan orman kadastrosunda taşınmazın orman sınırı dışında bırakılması nedeniyle davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 7821 numaralı 4000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, taşınmaz dört tarafı ormanla çevrili ve orman bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman olması nedeniyle kadastro komisyonunca tesbit tutanağı iptal edilerek orman sınırı içinde bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşımazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 23.1.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin özel mülk olarak kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, gerek 1986 yılı Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/A maddesi, gerekse 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a müddesi hükümlerine göre orman içi açıklıkların orman kadastrosunun yapıldığı sırada orman sınırı içine alınmasının zorunlu bulunduğu, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği ve 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabileceği saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.