Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5693 E. 2023/3108 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5693
KARAR NO : 2023/3108
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi ,53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı
3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçen sürenin cezalardan mahsubuna, adli emanette kayıtlı silah ve eklerinin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … temyiz dilekçesinde somut bir nedene dayanmamıştır.
2. Sanık …’ın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, talebi olmasına rağmen müdafii tayin edilmediğine, kolluk ifadesinin müdafi olmadan alındığına, son söz hakkı verilmeden hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, cezadan yeteri kadar indirim yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; mağdurun hakkında beraat kararı verilen sanık M.A.’nın dükkanında suç tarihinden önce çalıştığı, sanıklar Ömer ve Muhammet’in katılanın müşterilerden ikinci kez tüp parası tahsil ettiğini düşündükleri ve olay günü katılana silah göstererek zorla arabaya bindirdikleri ve beraat eden M.A.’nın evine götürdükleri, sanık …’in katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiği, katılanı bazı müşterilerle yüzleştirdikten sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 05.10.2015 tarihli olay, görgü ve tespit tutanağında; M.S.K. isimli şahsın … ve …’nın işyerinin elemanı olan …’ı silah sıkarak zorla arabaya bindirdiği hususunu ihbar ettiği ve M.S.K. isimli şahsın işyerinde yapılan incelemede koltuğun üzerinde (1) adet kuru sıkı tabanca fişeği ele geçirildiği, sanıkların kendiliklerinden polis merkezine geldikleri ve sanık …’in olayda kullanıldığı iddia olunan kuru sıkı tabancayı rızası ile görevlilere teslim ettiği hususları tutanak altına alınmıştır.
3. Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.10.2015 tarihli raporda, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirlenmiştir.
4. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.10.2015 tarihli raporda, sanık …’a ait sağ el üstü svap alma bandında atış artıklarından Antimon tespit edildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silah kullanarak ve birden fazla kişi ile işlemeleri karşısında, temel cezalar belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası olarak gösterilmesi yerine, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1.Tüm dava dosyası içeriği, olay tutanağı, sanıkların ikrar içeren savunmaları, katılanın istikrarlı anlatımları ve bu anlatım ile uyumlu adli muayene raporu, tanıklar M.K. ve M.S.K.’nin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair

mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, sanık …’ın suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Soruşturma ve yargılama sırasında sanık …’a yasal haklarının hatırlatıldığı, 16.02.2016 tarihli duruşmada savunmasının alınmasından önce 5271 sayılı Kanun’un 147 nci, 190 ıncı ve 191 nci maddeleri gereğince yasal hakları yüzüne okunarak müdafi seçme hakkının olduğunun bildirildiği, sanığın yasal haklarını anladığını beyanla savunmasını yaptığı, müdafi talebi olmadığını beyan ettiği, sanığın 24.03.2016 tarihli karar duruşmasına katılmadığı ve yokluğunda karar verildiği, hüküm tarihinde tutuklu veya hükümlü de olmadığı anlaşıldığından, sanık …’ın talebi olmasına rağmen müdafi tayin edilmediğine, kolluk ifadesinin müdafi olmadan alındığına, son söz hakkı verilmeden hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık … hakkında hüküm kurulurken temel ceza alt sınırdan belirlenmiş, nitelikli hallerin varlığı nedeniyle kanunda yazılı sabit artırım oranına göre ceza artırılmış ve takdiri indirim maddesi uygulanmıştır. Somut olayda sanık hakkında başka bir lehe hükmün uygulama yeri olmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen sonuç cezanın 2 yılın üzerinde olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu itibarla sanığın cezadan yeteri kadar indirim yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, gerekçe bölümünde açıklanan eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.