Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/545 E. 2007/3895 K. 26.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/545
KARAR NO : 2007/3895
KARAR TARİHİ : 26.03.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı gerçek kişi 1962 tarih 5 sırada tapuda kayıtlı olan taşınmazın mirasçılar arasında taksim edildiğini ve buradan kendisine 4 dönüm yer düştüğünü ve bu taşınmazın yanında bulunan 2 dönüm yeride satın aldığını ve taşınmazının 6 dönüm olduğunu ancak kadastro sırasında adına 129 ada 12 nolu parsel ile 3002 m2 yer verildiğini, 129 ada 12 nolu parselin yüzölçümünün 6 dönüme çıkarılarak adına tescilini talep etmiştir.Mahkemece davanın kabulü ile 134 ada 81 nolu parsel içinde kalan ve (A) ile gösterilen 665,65 ve (B) ile gösterilen 789,18 m2 lik kısımların tapusunun iptali ile davacıya ait (C) ve (D) ile gösterilen 63 nolu parsele ilavesi ile 63 nolu parselin 4557,67 m2 olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 10 yıllık yasal süre içinde açılan tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve genel arazi kadastrosu ile birlikte 28.09.1995 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Çelebiler Köyü 129 ada 12 parsel sayılı 3002,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1995 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 380 nolu vergi kaydına dayanılarak … … ve arkadaşları adına tespit görmüş olup değişiklikle 134 ada 63 parsel numarası almış ve yüzölçümü değişmeksizin davacı adına tapuya tescil edilmiştir.134 ada 81 parsel sayılı taşınmaz ise genel arazi kadastrosu sırasında 129 ada 30 parsel numarası ile orman vasfı ile hazine adına tespit görmüş olup kadastro mahkemesinin 1996/44-1997/1/ sayılı kararı ile 87678,63 m2 olarak orman vasfı ile hazine adına tescil edilmiş ve değişiklik sonucu 134 ada 81 parsel numarası almıştır.
Davacı 21.08.1962 tarih 5 sırada kayıtlı tapu kaydına dayanmaktadır. Dayanak tapu kaydı 4556 m2’dir ve doğuda …, batıda kır, kuzeyde kadı oğlu … ve güneyde ark, dereden kır’a kadar 500 hatve mesafe okumakta olup sabit sınırlı değildir. Dava dosyasında çekişmeli 134 ada 63 nolu parsele komşu bulunan 134 ada 62 ve 64 nolu parsellere revizyon gören vergi kayıtları mevcut olmayıp keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi tapu kaydında yönlerin … yazıldığını ve güneyde okunan ark ( … ) sınırının taşınmazın kuzeyinde bulunan … Bulut taşınmazının kuzey tarafında bulunan … olduğunu bildirmiş olup bu hali ile tapu kaydının kuzeyde bulunan 134 ada 62 nolu parseli de kapsadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle 134 ada 62 ve 64 nolu parsellere revizyon gören vergi kayıtları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dayanılan tapu kaydı ile birlikte 134 ada 62 ve 64 nolu parsellere uygulanan vergi
kayıtları mahalli bilirkişi aracılığı ile uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kaydının mahalline uyup uymadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydı sabit sınırlı olmadığı ve 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerli olduğundan tapu kaydının yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, … elemanı bilirkişiye keşfi izlemeye olanak verecek kroki düzenlettirilmeli, dayanılan tapu kaydı mahalline uymuyor ise, çekişmeli 134 ada 63 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı yasanın 4 . maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı ve arazi kadastrosu ekiplerince orman niteliği ile Hazine adına tespit edilip orman sınırlarının 28.09.1995 tarihinde kesinleştiği, davanın 22.09.2005 tarihinde açıldığı nazara alınarak, bu tür taşınmazlara kazandırıcı zaman aşım zilyetliğine dayalı olarak askı ilan süresi geçtikten sonra 10 yıl içinde dava açılıp açılmayacağı düşünülmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/03/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.