YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12745
KARAR NO : 2007/15084
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 115 ada 40 parsel sayılı 6898.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin teknik bilirkişilerin düzenledikleri rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen yeşile boyalı 4539.05 m2’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 2359.18 m2’lik kısmının davalılar … ve … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerle kararın dayandığı gerekçeye göre davalıların temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan 10/11/2006 havale tarihli kadastro bilirkişi Hakan Dinçer ve orman bilirkişi Süha Erdir tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan raporda dava konusu 115 ada 40 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen (4539.05 m2) kısmının orman alanı içerisinde, (B) harfi ile gösterilen (2359.18 m2) kısmının orman alanı dışında kaldığı açıklanmıştır. Raporu düzenleyen bilirkişilerce 1/25.000 ölçekli memleket haritası ile 1/2000 ölçekli kadastro paftasının bilgisayar ortamında birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle elde edilen 1/2000 ölçekli haritada (B) harfiyle gösterilen ve mahkemece davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilen bölümün yakın komşu parseller olan ve tutanağa göre kesinleşen ve Hazine tarafından orman niteliği iddiası ile her zaman dava açılabilecek olan aynı ada 41 parsel ile Dairemizde bu dosya ile birlikte incelenen aynı mahkemenin 2006/61 Esas sayılı dava dosyasında 115 ada 42 parselin (B) harfli 1786.54 m2’lik kısımlarının çevresi 115 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olup, birlikte değerlendirildiğinde 6831 Sayılı Orman Yasasının 17. maddesindeki orman içi açıklık sayılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … Yönetiminin davasının tamamının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın kısmen özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) Davalıların temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.