Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16752 E. 2007/16225 K. 11.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16752
KARAR NO : 2007/16225
KARAR TARİHİ : 11.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 1 pafta 1 parsel nolu taşınmaz, yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Aralık 1348 tarih 48/14 nolu tapuya dayalı olarak 15260 m2 tarla niteliği ile … … … adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Satış yoluyla davacı …’ya geçmiş, 1996 yılında iki parçaya ifraz edilerek 10800 m2’lik 12 parsel ile 4460 m2’lik 13 parseller oluşmuştur. 13 parselin tapu kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan yer” olduğu yolunda şerh bulunmaktadır.
Davacı gerçek kişi, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.1969 tarih 1957/132 E. – 1969/527 K. sayılı kararı ile bu yerin orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığı, sonradan 1996 yılında yörede çalışma yapan orman kadastro komisyonunca mahkeme kararı nazara alınmadan bu yerin 2/B uygulamasına tabi tutulmasının yok hükmünde olduğu iddiası ile 08.06.2000 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde temyize konu orman tahdidine itiraz davasını açmıştır.
Mahkemece, orman tahdidine itiraz davasının açılması için öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 1974 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulamaları yapılmış, 12.07.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçirildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Çekişmeli yerin yörede ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında orman tahdit sınırları içine alındığı, davacıya bu yeri satarak zilyetliğini devreden önceki … … … … tarafından Aralık 1948 tarih 14 nolu tapu kaydına dayanılarak açılan orman tahdidine itiraz davası sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/132 E. – 1969/527 K. sayılı kararı ile orman sınırları dışına çıkartılarak kararın kesinleştiği, 1975 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sırasında taşınmazın “tapu sahibi … adına orman sınırları dışına çıkarılmasına” karar verildiği, daha sonra yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasına konu edilmediği, taşınmazın yine Tapulama Mahkemesinin 1957/685 E. – 1971/9 K. sayılı dava dosyasına konu olduğu, Orman Yönetimince açılan kadastro tespitine itiraz davası sonucunda kesinleşen mahkeme kararı ile orman sınırları dışına çıkarıldığı esas alınarak davanın reddedilip kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacı gerçek kişi bu hususlara dayanarak tapu kaydındaki şerhin iptalini istemektedir. Yukarıda açıklanan aşamalar ve kesin hükmün varlığı da gözetilerek davacının davasının kabulü ile çekişmeli … Köyü 13 parselin tapu kaydındaki 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yolundaki şerhin iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi görüşle orman tahdidine itiraz davasının reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.