Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1049 E. 2007/3060 K. 12.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1049
KARAR NO : 2007/3060
KARAR TARİHİ : 12.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … Mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 5465.35 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı … Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi adına tapuya tesciline, krokide (A) ile gösterilen 1894.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece uzman orman bilirkişi aracılğı ile resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede taşınmazlardan temyize konu (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı şirket adına tescile karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Rapor ekinde bulunan memleket haritasının incelenmesinde davacı adına tescile karar verilen (B) bölümü ile tescil talebinin reddine karar verilen (A) bölümü benzer özellikler taşıdığı gibi memleket haritasında kısmen yeşil alanda gözüktüğü halde bunun nedeni üzerinde durulup inandırıcı bir açıklama getirtilmeden uzman bilirkişilerin açık ziraat alanıdır yönündeki raporuna değer verilerek davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taşınmazın kuzey ve kuzeybatı istikametinde OGENE Deresi geçtiği halde, uzman jeoloji mühendisi dinlenmek suretiyle taşınmazın dereden kazanılıp kazanılmadığı, derenin aktif yatağında bulunup bulunmadığı ve … ile taşınmaz arasında yeterli kot farkı bulunup bulunmadığı hususları da araştırılmamıştır.
Ayrıca; davacı şirketin dava tarihine kadar bağımsız 20 yıllık zilyetliği bulunmadığından taşınmazı satın aldığı, eklemeli zilyetler yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm kısıtlamalarının aşılıp aşılmadığı da ayrı ayrı Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü ile Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmak suretiyle de saptanmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmli taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre mülkiyet belgesi tapu kaydı olmadığından 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddelerine göre orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, karayolu kamulaştırma plan ve krokileri getirtilip uygulanarak yola tecavüz olup olmadığı belirlenmeli, uzman jeoloji mühendisi dinlenerek taşınmazın dereden kazanılıp kazanılmadığı araştırılmalı, davacı şirketin taşınmazı satın aldığı kişiler yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca araştırma yapılarak yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen bölüm yönünden 5018 Sayılı Yasa hükümleri de gözönünde bulundurularak Karayolları Genel Müdürlüğünü ve kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ile Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.