YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/191
KARAR NO : 2023/3468
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3899 E., 2021/1871 K.
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan vekilinin 20.09.2022 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla gönderdiği dilekçesi ekinde sunduğu belgelere göre, sanık hakkında hukuken geçerli şikâyetin bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/121 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu ürünlerin müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 11.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/752 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/3899 Esas, 2021/1871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/752 Esas, 2020/67 Karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Ele geçirilen ürün sayısının çokluğu itibarıyla bu ürünlerin ticarete konu edildiğinin açık olduğuna,
2.Müvekkili olan firmaya ait markanın tanınmış bir marka olması sebebiyle sanığın suç kastı ile hareket ettiğinin sabit olduğuna,
3.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1…. Sarl, Prada S.A., Bvlgari S.P.A, Gianni … S.P.A., Sas Jean Cassegrain ve Radley Co. Limited firmaları adına vekilinin, 13.01.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile CBL Sport Wear isimli iş yerinin depo olarak kullanıldığı, bu yerde hak sahibi oldukları tescilli markalı çantaların toptan satışlarının yapıldığı ve marka haklarına tecavüz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. İş yerinin dışarıdan çekilmiş fotoğrafı dosyaya delil olarak sunulmuştur.
2.Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.01.2015 tarihli ve 2015/234 Değişik İş sayılı kararına istinaden 15.01.2015 tarihinde yapılan aramada; 150 metre karelik 2 bölmeden oluşan iş yerinde, yerlerde istifli vaziyette 12.000 adet … yazılı karton etiket ele geçirilmiş, yapılan aramada başkaca suç ve suç unsuruna rastlanılmamıştır.
3.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4.Sanık kolluk ifadesinde; iş yerinin kendisine ait olduğunu, CBL Sport Wear markalı ürünleri sattığını, aramada ele geçirilen … yazılı etiketlerin yaklaşık 10 yıl önce kapanan bir mağazadan aldığı ürünler arasından çıktığını ve herhangi bir ticari değerleri olmayıp tezgâh köşesinde atıl bir halde durduğunu beyan etmiş; Mahkemedeki sorgusunda ise; kurumsal bir şirket olmayıp merdiven altı çalıştıklarını, suça konu etiketlerin iş yerinde ne amaçla bulunduğunu bilmediğini savunmuştur.
5.Dosyada mevcut 22.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu etiketlerin orijinal olmayıp, tekstil ürünleri üzerinde kullanmak üzere sahte olarak üretildiklerine, katılan adına tescilli 2005 12459 numaralı … markasının iktibas yolu ile taklit edildiğine ve marka hakkına tecavüz fiilinin işlendiğine dair görüş bildirilmiştir.
6.İlk derece Mahkemesince, ele geçen etiketlerin 12.000 adet olması nazara alındığında sanığın savunmasına itibar edilmeyerek marka hakkına tecavüz suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın iş yerinde yapılan aramada katılan firmanın marka hakkına tecavüz oluşturacak herhangi bir malın ele geçirilmediği, ele geçirilen ve iddianamedeki eylem nitelendirilmesine konu olan etiketlerin ise başlı başına mal veya hizmet içermemesi nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçi altı farklı firmanın vekili 13.01.2015 tarihli dilekçesi ile sanığa ait iş yerinde taklit markalı çantaların toptan satışının yapıldığını iddia etmişse de; 15.01.2015 günü yapılan aramada üzerlerinde sadece Gianni … S.P.A. firması adına tescilli … markası bulunan 12.000 adet karton etiket ele geçirilmiş; bu etiketlerin kullanıldığı satışa hazır edilmiş halde herhangi bir çanta veya sair ürüne rastlanılmamıştır.
Arama tutanağına göre; iş yerinin üretim atölyesi veya imalâthane olarak faaliyet gösterdiğine dair bir tespit yoktur. Sanığın, suça konu karton etiketleri sattığına veya ürettiği ürünler üzerinde kullandığına dair bir ikrarı da bulunmamaktadır.
Suç tarihinde yürürlükte olan ve somut olayda uygulanması gereken 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinin birinci fıkrasında “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi … cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme ile seçimlik hareketlerin “satma, satışa arz etme veya üretme” olarak düzenlendiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda; sanığın savunmasının aksine suça konu karton etiketleri kullanarak çanta veya sair bir ürünü sattığı, satışa arz ettiği veya ürettiği yönünde herhangi bir delil bulunmayıp “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat
kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/3899 Esas, 2021/1871 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.