YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/667
KARAR NO : 2023/3209
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.11.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.03.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 20.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiin temyiz isteği; suçun sübutuna, lehe hükümlerin uygulanmasına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yargıtay’a ait bulunmasına rağmen yerel Mahkeme’ce bu istemle ilgili olarak verilen kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğu belirlenip, eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin 27.12.2022 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, Mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde; karar tarihinde Cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiin eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme üzerine yaptığı 24.12.2022 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Hüküm tarihinde başka suçtan İzmir (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunup kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, hükmün açıklanmasına neden olan ve denetim süresi içinde işlemiş olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.03.2016 tarihli kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.