YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6066
KARAR NO : 2007/7436
KARAR TARİHİ : 05.06.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin 26/12/2006 gün ve 2006/15594-18328 sayılı ilamıyla kısmen bozulmasına – kısmen onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
01/5/2004 tarihinde ilan edilen arazi Kadastrosu sırasında, … Köyü, 199 ada 4 parsel sayılı 4446,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 50 ve 67 tahrir numaralı vergi kayıtları ile tarla niteliğinde ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/346 esasında davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir … Köyü, 243 ada 1 parsel … ve … Devlet Ormanı niteliğinde ve 58007130,87 m2 yüzölçümü ile tespit tutanağı düzenlenmeksizin 22/06/2004 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir.
…, zilyetliğinde bulunan ve üzerine alabalık üretim tesisi kurarak kullandığı 30 dönüm miktarındaki taşınmazla ilgili, kendisini haksız olarak kaymakamlığa şikayet ederek 2003/ 15 ve 16 sayılı men kararlarını aldıran, … ve … ile … Köyü Tüzelkişiliği aleyhine, zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkin ayrı ayrı açtığı, sulh hukuk mahkemesinin 2003/345 ve 2003/346 Esasında görülen davalar,dava değerleri gözetilerek, görevsizlik kararı verilmek suretiyle asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ise, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer hakkında 199 ada 4 sayılı parsel tutanağı düzenlendiğinden bahisle, görevsizlik kararı verilerek, kadastro mahkemesine aktarılmış ve her iki dava birleştirilerek Kadastro Mahkemesinin 2004/41 Esasına kaydedilmiştir.
Diğer yandan davacı …, 27/05/2004 günlü dilekçe ile Kadastro Mahkemesinin 2004/22 Esasında açtığı davada, 20 yıldan fazla süredir eklemeli zilyetliğinde bulundurduğu ve üzerine alabalık üretim tesisi kurarak kullandığı 30 dönüm miktarındaki taşınmaz hakkındaki sulh ceza mahkemesinin kesinleşen 1993/1448 E.- 1997/206 K. sayılı kararı ile 1945 yılında yapılan tahdit sınırları dışında bulunduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiğini; ne var ki , 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan ve 01/05/2004 tarihinde ilan edilen ilk tahdidin aplikasyonu çalışmasında orman sınırları içinde bırakılarak … Köyü 243 ada 1 parsel numarası ile orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiğini iddia ederek, aplikasyon çalışmasının ve 243 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tapusunun iptalini ve 30 dönüm miktarındaki bölümünün adına tescili istemiş, yargılama sırasında 243 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, adına tescili istemi hakkındaki dava, tefrik edilerek, davaya 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan ilk tahdidin aplikasyonuna itiraz istemi yönünden devam olunmuştur.
Davalar arasındaki bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra mahkemece davacı …’in … Köy Tüzelkişiliği ile …’e yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, orman kadastrosuna itiraz ile 199 ada 4 sayılı parsele ilişkin davanın reddine, dava konusu 199 ada 4 sayılı parselin … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, dairece temyiz incelemesi duruşmalı yapılarak,(243 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan ve (A), (B) ve (C) ile gösterilen toplam 17909 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın 1945 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğu gibi, halen de 100- 120 yaşlarında kızılçam ağaçları ile kaplı zilyetlikle kazanılmayacak yerlerden olduğu belirlenerek davacı …’in 1945 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin aplikasyonuna itiraza ilişkin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak243 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilli olduğundan, yeniden tescil kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinin sonuna gelmek üzere, ” dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 243 ada 1 sayılı parselin … ve … Devlet Ormanı niteliğinde ve 58007130,87 m2 yüzölçümünde Hazine adına tapuya tescilli olduğu anlaşıldığından, yeniden tescil kararı verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddelerine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Davacı … ve davalı Hazinenin 199 ada 4 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden ise, 199 ada 4 sayılı taşınmazın, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/346 Esasında açılan elatmanın önlenmesi davanın konusu olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılmak suretiyle kadastro mahkemesine gönderildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 5, 11, 25, 27 ve 30. maddeleri çerçevesinde tarafların gösterecekleri tüm kanıtlar toplanarak, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanmak suretiyle taşınmazın gerçek hak sahibi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bu kez davalı Hazine vekili tarafından, (temyiz duruşmasına katıldığı ve lehine karar verildiği halde, lehine avukatlık ücreti takdir edilmediği iddiasıyla), davacı … vekili tarafından, (çekişmeli taşınmazın orman olmadığı ve birleşen 2004/41 esas sayılı davanın konusunun, … Köyü, 198 ada 28 parsel sayılı taşınmazı da içine aldığı, mahkemenin ve dairenin kararında bu parsel hakkında uyuşmazlığı çözecek hüküm kurulmadığı iddiasıyla) kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava, aplikasyon işlemi ile kadastro tespitine itiraz ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 28/09/1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 2003 yılında 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere aynı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- Davacı … vekili’nin karar düzeltme istemi yönünden, incelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, 243 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan ve (A), (B) ve (C) ile gösterilen toplam 17909 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın 1945 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde olduğu gibi, halen de 100-120 yaşlarında kızılçam ağaçları ile kaplı zilyetlikle kazanılmayacak yerlerden olduğu belirlenerek davacı …’in 1945 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin aplikasyonuna itiraza ilişkin davasının reddine karar verilmesinde ve dairece (243 ada 1 sayılı parselin Hazine adına tapuya tescilli olduğu anlaşıldığından, yeniden tescil kararı verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına ve yine, 199 ada 4 sayılı parsele ilişkin mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli görülmeyerek, sulh hukuk mahkemesinin 2003/346 Esasında açılan el atmanın önlenmesi davasının konusu olduğu gerekçesiyle malik hanesi boş bırakılmak suretiyle kadastro mahkemesine gönderildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 5, 11, 25, 27 ve 30. maddeleri çerçevesinde tarafların gösterecekleri tüm kanıtlar toplanarak, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanmak suretiyle taşınmazın gerçek hak sahibi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; davacı …, zilyetliğinde bulunan ve üzerine alabalık üretim tesisi kurarak kullandığı 30 dönüm miktarındaki taşınmazla ilgili, kendisini haksız olarak kaymakamlığa şikayet ederek 2003/15 ve 16 sayılı men kararlarını aldıran, … ve … ile … Köyü Tüzelkişiliği aleyhine, zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkin ayrı ayrı açtığı davalarda yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer hakkında 199 ada 4 sayılı parsel tutanağı düzenlendiğinden bahisle, görevsizlik kararı verilerek, kadastro mahkemesine aktarılmış ve her iki dava birleştirilerek Kadastro Mahkemesinin 2004/41 Esasına kaydedilmiş olup, davacının davasına konu olan üzerine alabalık üretim tesisi kurarak kullandığı 30 dönüm miktarındaki taşınmazın kadastro paftasındaki kapsamı tam olarak belirlenmemiş ve dava edilen yerin … Köyü, 199 ada 4 parsel ve 243 ada 1 parselin A, B ve C ile gösterilen toplam 17909 m2 yüzölçümündeki bölümleri olduğu düşünülerek yargılama yapılmıştır. Oysa davacı, zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkin açtığı davaların kapsamına … Köyü, 198 ada 28 parsel sayılı taşınmazın da dahil olduğunu iddia ettiğine göre ,eğer kadastrodan önce davacı tarafından açılmış bulunan zilyetliğe vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkin davaların konusu olan ve alabalık üretim tesisi kurarak kullandığını iddia ettiği 30 dönüm miktarındaki taşınmazın kapsamına … Köyü, 198 ada 28 parsel sayılı taşınmaz da dahil olduğu saptanırsa, kadastro sırasında bu taşınmazın maliki belirlenip tutanağı kesinleştirilmiş olsa dahi, bu durum anılan taşınmazın kadastrodan önce davalı olma durumunu değiştirmeyeceğinden ve tutanağının kesinleştirilmesinin yanılgıdan ibaret olduğundan, malik hanesinin de halen açık olduğunun kabulü gerekir .
O halde, mahkemece çekişmeli taşınmaz başında yerel ve fen bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak, davacı …’in, zilyetliğinde bulunan ve üzerine alabalık üretim tesisi kurarak kullandığını iddia ettiği, kaymakamlık makamının 2003/ 15 ve 16 sayılı men kararlarına konu olan taşınmazın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı,men kararlarına konu olan taşınmaza, … Köyü, 198 ada 28 parsel sayılı taşınmazın da dahil olduğu anlaşıldığı taktirde, tutanağı kesinleştirilmiş olsa dahi, bu durum anılan taşınmazın kadastrodan önce davalı olma durumunu değiştirmeyeceğinden ve tutanağının kesinleştirilmesinin yanılgıdan ibaret olduğundan, malik hanesinin de halen açık olduğunun kabulü ile, 3402 Sayılı Yasanın 5, 11, 25, 27 ve 30. maddeleri uyarınca tarafların gösterecekleri tüm kanıtlar toplanarak ve taşınmazın malik hanesinin açık bırakıldığının varsayılacağı göz önünde bulundurularak, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer delillerde toplanarak , dava konusu 198 ada 28 parsel sayılı taşınmazın gerçek hak sahibi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
2- Davalı Hazine vekili’nin karar düzeltme istemine gelince, yapılan incelemede Dairemizin 26/12/2006 tarihli kararında , lehine karar verilmiş bulunan ve duruşmada avukat ile temsil edilen davalı hazine avukatı lehine ücret taktir edilmemiş olduğu gözlenmiştir. Dairenin, yerel mahkeme hükmünün, kısmen onanması ve kısmen bozulmasına ilişkin kararı ,hazine lehine olduğuna göre, hazine lehine avukatlık ücreti taktir olunmaması maddi yanılgı niteliğinde olduğundan ,vekalet ücreti takdiri gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 26/12/2006 gün ve 2006/15594-18328 Dairenin 25/10/2004 gün ve 2004/5637-10870 EK sayılı kısmen düzeltilerek onama kısmen bozma kararının aynen muhafazası ile, yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle de BOZULMASINA,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 26/12/2006 gün ve 2006/15594-18328 EK. sayılı kısmen düzeltilerek onama kısmen bozma ilamındaki sonuç bölümüne “davalı Hazine duruşmada avukat ile temsil edilmiş bulunduğundan yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 450.00.- YTL avukatlık ücretinin davacı …’den alınarak davalı Hazineye ödenmesine” cümlesi eklenmesine 05/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.