YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12259
KARAR NO : 2023/1365
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/6 E., 2019/38 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilerek Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … ilçesi, … Köyünde 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla (5304 Sayılı Kanun) Değişik 3402 sayılı Kadastro Kanuna (3402 sayılı Kanun) göre kadastro çalışmaları yapılarak orman sınırlarının belirlendiğini ve ilana çıkarıldığını, dava konusu edilen krokide a harfi ile gösterilen kısımların orman vasfında olduğunu buna rağmen orman sınırları dışına çıkarıldığını, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın bitişiğindeki 101 ada 1 parsel olarak belirtilen Kışlatepe Devlet Ormanı ile birleştirilerek orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
2.Davacı vekili 02.01.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile dava konusu taşınmazların 129 ada 1, 2, 3 ve 4 parseller olduğunu belirtmiştir. Mahkemece 15.02.2011 tarihli celsede “129 ada 2, 3 ve 4 nolu parsellerin ayrı ayrı tefrikine” karar verilmiş olup eldeki davaya 129 ada 1 parsel üzerinden devam edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın orman olmadığını, kadastro tutanaklarından anlaşılacağı üzere 5304 sayılı Kanuna göre açılan davalarda Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı …; dava konusu yerin dedesi Rıfat’tan annesi …’ye, …’den de kendisine kaldığını, dedesine ait olduğuna dair 1953 yılı senet olduğunu davanın reddini savunmuştur. …’in tarafı olduğu parsel eldeki davadan tefrik edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.08.2015 tarihli, 2007/83 Esas ve 2015/34 Karar sayılı kararı ile “davacının iddia ve beyanları, kadastro tespit tutanakları, bilirkişi raporları, dava konusu taşınmaz üzerinde 01.07.2015 tarihinde yapılan keşif esnasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerin beyanları, 20 yılı aşkın süredir dava konusu taşınmazın kullanılmadığı, üzerinde ekonomik amacına uygun herhangi bir zilyetlik bulunmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20 inci Hukuk Dairesinin 20.12.2017 tarihli, 2017/8600 Esas ve 2017/10859 Karar sayılı ilamı ile “İlk Derece Mahkemesinin kararının onanmasına” karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 20 inci Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4.Yargıtay (Kapatılan) 20 inci Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarihli, 2008/4414 Esas ve 2018/7624 Karar sayılı ilamı ile “dosya arasında bulunan bilgi ve belgeler ve özellikle komşu parsel tapu kayıtlarından çekişmeli taşınmazın hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen 129 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellerle birlikte 101 ada 1 parsel sayılı Kışlatepe Devlet Ormanı ile çevrili olduğu, çekişmeli yerin bu hali ile 6831 sayılı Kanun’un 17/2 inci maddesinde tanımlanan orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğu , ayrıca, uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarında taşınmazın % 25-40 eğimli üzerinde çalılıklar bulunan ve 25 yıldır kullanılmayan yer olduğunun belirtildiği, bu tür ormn içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacğı mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile onama kararının kaldırımasına, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına” karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının iddia ve beyanları, kadastro tespit tutanakları, bilirkişi raporları, dava konusu taşınmaz üzerinde 01.07.2015 tarihinde yapılan keşif esnasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerin beyanlarından, dava konusu taşınmazın % 25-40 eğimli, üzerinde çalılıklar bulunan ve 25 yıldır kullanılmayan yer olduğu, üzerinde ekonomik amacına uygun herhangi bir zilyetlik bulunmadığı, çepeçevre orman ile çevrili olduğu ve bu hali ile orman içi açıklık konumunda olduğu, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 6831 sayılı Kanunu md. 1 ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlar uyarınca zilyetlikle mülk edinilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Kütahya ili, … ilçesi, … Köyü, … Mevkii, 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile dosyamız arasında mevcut 20.07.2015 tarihli Kadastro Bilirkişisi …’in raporu doğrultusunda 3501,23 m2 yüzölçümü ile bişitiğindeki 101 ada 1 parsel sayılı Kışlatepe Devlet Ormanı ile birleştirilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, davalı olarak görünen … mirasçıları yönünden 31.05.2011 tarihli 10. celsede verilen tefrik kararı olmasına rağmen sehven bu dosyada davalı göründüğüne kanaat getirilerek, bu kişiler hakkında karar verilmesine yer olmadığına (… Kadastro Mahkemesi 2011/23 E. 2011/341 K. Sayılı dosyasında, dava konusu taşınmaza komşu 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz dosyasında taraftır.)” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; dosyada alınan bilirkişi raporlarından açıkça taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.