YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/265
KARAR NO : 2007/2456
KARAR TARİHİ : 28.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2004 tarih ve 2004/784-1151 sayılı bozma kararında özetle: “Keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişinin orman tahdit noktalarını açıklamaya ilişkin beyanları yeterli olmadığı gibi taşınmazı davacıya sattığını açıklayan kişinin tarafsız olması da düşünülmeyeceğinden beyanına itibar edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle, kesinleşen 1976 yılına ait orman tahdit ve 1995 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritaların bilirkişiler marifeti ile zemine uygulanarak çekişmeli taşınmazın 1976 yılı tahdit hattına ve 1995 yılında kesinleşen 2/B madde uygulanması ile belirlenen hatta göre konumunun saptanması, çelişki bulunması halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 114 ada 191 parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1995 yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulunun düzenlediği 16.06.2006 tarihli raporda, kadastro paftası ile kesinleşen 1976 yılına ait orman kadastro haritasını çakıştırdıklarında çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tahdit sınırları içinde kaldığını, ancak orman çalışma tutanağında açıklanan orman tahdit noktalarına ve yerel bilirkişinin çekişmeli taşınmazın önceki zilyedi olarak belirtilen … … taşınmazı olarak gösterdiği sınırlar dikkate alındığında çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı açıklanmış ve mahkemece bu rapor dikkate alınarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur. Ne varki; bilirkişiler tarafından orman çalışma tutanakları ile orman kadastro haritasının çelişkili olduğu açıklanmış ise de ortada böyle bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; öncelikle, mahallinde 06.06.2001 tarihinde yapılan keşifte düzenlenen keşif tutanağının 2. sayfasında “… 48 nolu nokta ile irtibatlı büyük … ağacı zeminde … … tarafından gösterilmiş ve bu ağaç 192 parsel içinde bulunmakta olup tahminen 200 yaşındadır…” yazılı olup, çalışma tutanağında da “… büyük … ağacı dibindeki sabit kayaya 48 nolu OTS tesis edildi” denilmektedir. 16.06.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporunda orman kadastro haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması ile maviye
-2- 2007/265-2456
… olarak çizilen orman tahdit hattında da 48 nolu orman tahdit noktası dava dışı 192 parsel sayılı taşınmaz içinde gösterilmiştir. Bu durum, tahdit haritası ile zemindeki durumun birbirine uygun olduğunu göstermektedir. Ayrıca, her ne kadar 16.06.2006 tarihli raporda uzman bilirkişi kurulu orman tahdit tutanakları ile tahdit haritasının çelişkili olduğunu açıklamış iseler de bilirkişiler tarafından (orman kadastro haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması işlemine göre) çizilen ve zeminde bulunan 48 nolu orman tahdit noktasına uygun olan mavihat orman tahdit tutanaklarındaki açıklamalara da yön ve belirtilen şahıs isimleri itibarı ile de uymaktadır. Hal böyle olunca; bilirkişilerin orman tahdit tutanaklarına uygun olduğunu belirttikleri yeşil ile çizilen orman tahdit hattına itibar edilerek çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının kabul edilmesi mümkün değildir.
Belirtilen nedenlerle; dosyanın 16.06.2006 tarihli raporu düzenleyen orman ve … bilirkişilere verilerek, rapor ekinde sundukları krokideki mavi ile çizilen orman tahdit hattına göre çekişmeli 191 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerinin yüzölçümleri belirlenmeli, buna ilişkin rapor ve kroki alınmalı ve davanın kısmen kabulü yolunda karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.