YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7359
KARAR NO : 2023/751
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/125 E., 2015/199 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 500 ada 3 parsel sayılı 406,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle paylı olarak …, …, …, …, … ve … oğlu … adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … tapu kaydına dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, kadastro tespitinin doğru olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2011 tarihli ve 1995/8 Esas, 2011/24 Karar sayılı kararı ile davacının dayandığı tapu kaydı dava konusu taşınmaza uymadığı gibi kaydın hukuki değerini de yitirmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2012 tarihli ve 2012/8717 Esas, 2012/11240 Karar sayılı kararıyla, taraf teşkilinin sağlanması ve dayanak tapu kayıtlarının mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazın küçük bir bölümüne uysa dahi, hukuki kıymetini yitirdiği kabul edilerek davanın reddine, çekişmeli 500 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen paylar ile … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı ile tapu kayıtlarının uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesine karar verildiğini, davacının kazanılmış hakkı bulunduğunu, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu ve davacı ile murisleri tarafından kullanıldığını ileri sürmüş ve kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 1, 13 ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 150,70 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.