YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16571
KARAR NO : 2023/2780
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/749 E., 2022/55 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/471 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli, 2014/471 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarihli ve 2019/2900 Esas, 2021/8838 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracının iadesine ilişkin hükmün onanmasına, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ise “Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince hüküm kurulması ve sair hüküm hataları” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli, 2021/749 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 sayılı Kanun ve 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı da gözetilerek 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Zamanaşımı yönünden dosyanın incelenmesini istediğine, önleme aramasının dayanağı olan kararın dosyaya getirtilerek incelenmediğine, aramanın usule uygun olmadığına, sigaraların kaçak olduğunu ve eylemin suç olduğunu bilmediğine, lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin fahiş olduğu ile re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Nakil aracının müsaderesi gerekirken bir karar verilmediği ile re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki 21 TE … plaka sayılı otomobilde Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.07.2014 tarihli, 2014/5 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 700 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.07.2014 tarihli, 2014/5 Değişik İş sayılı önleme araması kararının bir örneği dosyaya eklenmiştir.
4.Sanığın savunmalarında, suç olduğunu bilmeden kaçak sigaraları satın aldığını, maddi durumunun kötü olması sebebiyle bu işe kalkıştığını ifade ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarihli ve 2019/2900 Esas, 2021/8838 Karar sayılı ilâmı ile suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, katılan … İdaresi vekilinin nakil aracına ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
1.Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 700 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması ile 5237 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği, buna göre de soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; dava konusu kaçak sigalar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan 18.08.2014 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 7.000,00 TL, soruşturma aşamasında alınan 05.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 4.762,61 TL olarak bildirildiği anlaşılmakla, suça konu eşyalar yönünden belirlenen CIF değerleri arasındaki çelişki giderilerek, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmayan sanığa yeniden tespit edilecek CIF değeri üzerinden hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarına göre, etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sanığa Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan 18.08.2014 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki gümrüklenmiş değer üzerinden, ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilip yanıltılmak suretiyle ihtarda bulunulması ve hükmün 5 inci bendinde dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin normal olduğundan bahisle sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığı belirtilerek 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeler birbirine karıştırılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve gün karşılığı 500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve gün karşılığı 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/749 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.