YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/164
KARAR NO : 2023/2879
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/71 E., 2021/826 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/494 Esas, 2015/183 Karar sayılı
kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/29230 Esas, 2020/18108 Karar sayılı kararı ile Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli kararı, 5607 sayılı Kanun’da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
4. Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/826 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinin hatalı olduğuna, nakil aracının müsaderesi istemi ile ilgili bir karar verilmediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlileri tarafından, plakasız ve sepetin üstü branda ile örtülü görülmesi üzerine, Diyarbakır 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2013 tarihli arama kararına istinaden durdurulan, tescilsiz sepetli motosiklette yapılan aramada, sepette, gümrüklenmiş değeri 12.876,16 TL olan, 200 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık, soruşturma aşamasında kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde, kaçak sigaraları üzerine bir miktar kar ekleyerek satmak amacıyla aldığını, motosikletin kendisine ait olmadığını ifade etmiş, Mahkemece alınan savunmasında ise motosikletin kendisine ait olduğunu, yakalanan sigaraları kaçak olduklarını bilmeden taşıdığını beyan etmiştir.
3.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında sanığa etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
4.Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama kapsamında, sanığa etkin pişmanlık ve kamu zararını gidermesinin sonuçları bildirilerek ihtarda bulunulduğu, ancak sanığın ödeme imkanının olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Cezanın Ertelenmesine Yönelik Temyiz İsteminin Değerlendirilmesi;
Her ne kadar katılan vekili tarafından sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinin hatalı olduğu belirtilmiş ise de şartları oluşan erteleme müessesesinin uygulanması yönündeki mahkemenin takdiri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Sair Temyiz Nedenleri ve Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2014 tarihli iddianamesi ile nakil vasıtasının müsaderesinin talep edildiği, her ne kadar Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli
kararıyla suçta kullanılan motosikletin müsaderesine karar verilmiş ise de bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bütünüyle bozulması suretiyle ortadan kalktığı cihetle nakil vasıtasının müsaderesi ile ilgili mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/826 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.