YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7351
KARAR NO : 2023/1341
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ve davalıların 5 pafta 650, 653, 654, 655, 656, 658, 660, 662, 664, 665, 682, 683 parsel, 177 ada 3 parsel, 178 ada 49 ve 78 parsel, 189 ada 3 ve 8 parsel, 190 ada 36, 40, 41, 42 parsel, 192 ada 4 ve 8 parsel, 197 ada 20 parsel sayılı taşınmazların müşterek malikleri olduğunu, bu taşınmazların fındıklık olup tabi semere getirdiğini, bu tür gelirlerde intifadan men koşulunun aranmadığını, bu taşınmazlarda müvekkilinin payının toplam yaklaşık 18 dönüm olduğunu, davacının ürünü toplayamadığını, ürünün davalılar tarafından toplandığını belirterek, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 yıllarına ait toplam 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; asıl davaya benzer gerekçeler ile dava konusu 650, 653, 654, 655, 656, 658, 660, 662, 664, 665, 682, 683 parsel, 177 ada 3 parsel, 178 ada 49 ve 78 parsel, 189 ada 3 ve 8 parsel, 190 ada 36, 40, 41, 42 parsel, 192 ada 4 ve 8 parsel, 197 ada 20 parsel sayılı taşınmazlara yönelik 2012- 2019 yılları arası (2019 dahil) dönem için 5.000,00 TL ecrimisil talep edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar …, …, …, … ve …, davacı ve davalıların kardeş olup taşınmazların muris babalarından kaldığını, taraflar arasında sözlü taksim yapıldığını ancak davacının bu taksime uymadığını, kendilerinin kendi paylarına düşen yerleri kullandıklarını bildirerek, davanın reddini savunmuşlardır.
2. Birleştirilen dava yönünden bir kısım davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmak suretiyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve 2012/148 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kısmen kabulüne, 6.417,74 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan payları oranında tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 14.01.2019 tarihli ve 2018/2892 Esas, 2019/316 Karar sayılı ilamında; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “…16.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokiden davalıların yapmış oldukları fiili taksim neticesinde her birinin ayrı ayrı yerleri kullandıkları anlaşıldığı halde mahkemece dava konusu taşınmazlardan hangi parselin kim tarafından kullanılmakta olduğu tek tek belirlenmemiş, dava konusu taşınmazların her birinin niteliğine göre intifadan men koşulunun aranması gereken yerlerden olup olmadığı belirlenerek, bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmediği, yine nizalı taşınmazların her birinde ayrı ayrı davacının kullandığı ya da kullanabileceği bölüm bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı, gerekçede davalılardan …’ın kullanımından sözedilmiş olmasına karşın öldüğü anlaşılan …’ın veraset ilamının getirtilmediği ve bu durumun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, dairenin ilke ve uygulamaları ile emsal kararlar da gözetilerek, yukarıda belirtilen şekilde araştırma yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle), taraflar arasında tüm paydaşları kapsar şekilde fiili taksim yapıldığı, tarafların taksim sonucu kendisine düşen taşınmazları kullanmaya devam ettikleri ve davacıya düşen yerlere ilişkin bir talep ve tasarruflarının bulunmadığı, davacının miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda çekişmesiz olarak kullanabileceği yerler bulunduğu, payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, bu durumda davacının sorunu, taksim veya ortaklığın giderilmesi davası açarak çözebileceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili özetle;
1. Yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
2. Dinlenen tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere vekil edeninin çekişmesiz olarak kullanabileceği yerlerin bulunmadığını,
3. Müvekkile bırakıldığı iddia edilen yerlerin kullanımının engellendiğini,
4. Davalıların dava konusu taşınmazları haksız olarak işgal ettikleri, müvekkilin taşınmazı kullanmasını engelledikleri, taşınmaz semerelerini kendi aralarında paylaşarak müvekkile pay vermediklerinin ortada olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen dava davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.