Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14532 E. 2023/56 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14532
KARAR NO : 2023/56
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/140 E., 2022/211 K.
DAVALILAR : Ayvacık Belediye Başkanlığı vekili Avukat …
FER’İ MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 16.10.2015
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İkinci kez verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş olup Dairemizce temyiz istemlerinin kabulü ile ikinci kez bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen üçüncü karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının vefat eden eşi …’ın davalı … işyerinde 01.03.1990 ile 11.09.1993 tarihleri arasında her yıl yılda 11 ay olmak üzere kesintisiz geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Fer’i Müdahil Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/256 Esas 2016/77 Karar sayılı kararıyla; davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 21 Hukuk Dairesinin 19.12.2016 tarihli 2016/11936 Esas, 2016/15275 Karar sayılı ilamı ile, davacının Ayvacık Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi 2008/98 Esas sayılı dosyasında vefat eden eşinin 01.05.1990 ile 15.05.1990 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti istemi ile dava açtığı, Mahkemece davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 08.02.2012 tarihinde kesinleştiği , Mahkemece, Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/98 E. sayılı kararı ile bu davanın tarafları ve konusunun aynı olduğu, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, eldeki davada talep olunan hizmet süresi bakımından dava konusunun farklı olduğu, bu nedenle ilk hükmün bu dava açısından kesin hüküm oluşturmadığı gözetilerek, işin esasına girilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyarak yapılan yargılama sonrasında ,davacının 01.03.1990-15.05.1990 tarihleri arasındaki dönem için çalışma olgusunun ispat edilemediği,15.05.1990-11.09.1993 yılları bakımından ise 21.02.2008 tarihli Kurum yazısı nedeniyle davacının muris eşinin çalışmasının tespitini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 25.01.2021 tarihli 2020/5903 Esas, 2021/657 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davacı murisi adına verilen 15.05.1990 tarihli işe giriş bildirgesi öncesindeki çalışmaların tespitine ilişkin istemin reddinin, sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olmakla yerinde bulunduğu belirtilmiş, davacı murisinin 15.05.1990-11.09.1993 tarihleri arasında geçen çalışma dönemi bakımından ise, Mahkemenin gerekçesinde dayandığı kurum yazısında, kurumca kabul edildiği belirtilen sürenin ölüm aylığına esas alınan sigortalılık süresi olduğu, davacı murisi …’ın hizmet cetvelinde, tespiti istenen dönemde 804 sicil numaralı Ayvacık Belediye Başkanlığı adına tescilli işyerinden toplam 1018 gün hizmetinin bildirildiği, bu bakımdan davacının murisinin eksik bildirilen prim ödeme gün sayısının tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, 15.05.1990-11.09.1993 döneminin tamamına ait puantaj kayıtları, ücret bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilerek ve bu kayıtların davacının iddiası çerçevesinde incelenmesi, davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişilerin (müdür, amir, memur gibi) ve bordrolu çalışanların beyanları ile eldeki delillerin bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacının, murisinin 01.03.1990-15.05.1990 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin reddine, davacının, murisinin 15.05.1990- 11.09.1993 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacı murisinin davalı belediyedeki 1991 yılına ilişkin hizmetine 90 gün eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı … vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temyizi; işe giriş bildirgesinin verildiği 15.05.1990 tarihinden önceki dönem yönünden istemin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davalı iş yerinde tanık beyanları ile doğrulanan şekilde her yıl 11 ay çalıştığını, dava konusu dönemde kayıtların tutulmasında usulsüzlük bulunduğunu, davacı murisinin 01.03.1990 tarihinde işe girmesine rağmen işe girişin kuruma 2,5 ay geç bildirildiğini ve bu eksik çalışma nedeniyle davacıya ölüm aylığı bağlanamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı … vekili, davacının iddialarını yazılı belge ile kanıtlayamadığını, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3.Fer’i Müdahil Kurum vekili temyizi; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, 1991 yılında 90 günlük hizmetin kabulünün hatalı olduğunu, sadece tanık beyanları ile tespite hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.

3.Değerlendirme
Eldeki dosyada, Mahkemece ,imzalı ücret bordrolarına ve bununla uyumlu bildirimlere itibar ederek karar vermesi isabetli bulunmuştur. Ne var ki, ücret bordrolarındaki imzalara itiraz edilip edilmediği hususu da sorulup irdelendikten sonra bu yaklaşımla karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan,1991 yılında kabule konu edilen 90 günlük süreye ilişkin olarak imzalı ücret bordroları mevcut olup, ancak tanıkların sürekli çalışmaya dair beyanları esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar tesis edildiği anlaşılmış ise de, bu noktaya ilişkin olarak davalı işverenlikçe düzenlenen tasarruf teşvik belgelerinde 1991 yılında yılda 10 ay üzerinden kesinti yapıldığının bildirilmesi ve anılan bu belge ile yukarıda belirtilen, imzalı ücret bordroları ile davacının bağlı olması ilkesinin aksinin kanıtlanmış olması karşısında, söz konusu yılda bakiye 2 aylık sürenin daha verilmesi gereğinin gözetilmesi gerekir.

Öte yandan, 1992/1 döneme ilişkin imzalı ücret bordrolarının olmaması ve bordro tanıklarının da tam çalışmayı teyit etmesi karşısında, bu sürenin 120 güne tamamlanması gereğinin gözetilmemesi yerinde görülmemiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

09.01.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.