YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15160
KARAR NO : 2023/4378
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1387 Esas, 2019/2114 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : A) Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2018/120 Esas, 2019/163 sayılı Kararı ile; atılı suçlardan beraat,
B) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/1387 Esas, 2019/2114 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 15.12.2017 tarihli ve 2017/15318 Soruşturma, 2017/4071 Esas, 2017/447 numaralı İddianameyle sanık hakkında basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/316 Esas, 2018/69 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/120 Esas, 2019/163 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
4. Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/1387 Esas, 2019/2114 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin reddine, zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün ise eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin dilekçesi; sanık ve katılanın beyanlarında isimleri geçen şahısların tanık sıfatıyla ifadeleri alınmadan ve sanığın savunmasında belirttiği hususlar doğrulanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı olan sanığın, katılanın iş kazası sonucu yaralanmasından sonra hukuki yardımda bulunmak ve gerekli davayı açmak üzere vekilliğini üstlendiği halde, işveren ile görüşmesi sonucunda iş hukukundan kaynaklanan alacağın karşılığı olarak yaptığı tahsilatla ilgili katılanı bilgilendirmediği gibi müvekkiline herhangi bir ödeme de yapmadığı, daha sonra yapacağı ödemeye karşılık katılana verdiği 200.000 TL bedelli senetle ilgili de vadesinde herhangi bir ödeme yapmayarak katılan tarafından kendisi hakkında icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği iddialarıyla açılan kamu davasında, mahkemece; yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7249 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği, ayrıca 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7343 sayılı Kanun) 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun’a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun’un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla katılan vekilinin bölge adliye mahkemesince görevi kötüye kullanma suçundan verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun’un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa’nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki katılan vekilinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna yönelik temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın savunmasında, katılan aracılığıyla … isimli kişiden faiz karşılığında borç para aldığını ve 200.000 TL bedelli senedi buna istinaden katılana verdiğini, katılanın ise ifadesinde, …’da faaliyet gösteren Ertan Soba isimli şahsın yanında çalıştığı dönemde iş kazası geçirdiğini beyan etmeleri karşısında, adı geçen kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, katılanın geçirdiği iddia olunan iş kazasına ilişkin soruşturma ve yargılama yapılıp yapılmadığını araştırılması, yapıldığının tespit edilmesi halinde dosya suretinin getirtilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumundan iş kazası nedeniyle katılana herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek, zimmet suçuna ilişkin eylemlerin sübutu halinde Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu da gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/1387 Esas, 2019/2114 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.