YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6266
KARAR NO : 2023/1354
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının istinaf talebinin kabulüyle kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı bir kısım davalılar vekilleri temyiz talebinde bulunmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile; 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası için 16.500,00 TL, 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri arası 18.332,12 TL ve 01/01/2013-30/09/2013 tarihleri arası için 14.482,71 TL olmak üzere toplam 49.315,83 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; vekil edeninin 1/4 paydaşı olduğu dava konusu 73 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 200 m2’lik kısmının davalı tarafça kira sözleşmesi uyarınca, 240 m2’lik kısmının ise sözleşme dışı olarak kullanıldığını belirterek, sözleşme dışı kullanılan 240 m2 kısım için 01.01.2011-30.09.2013 tarihleri arası için 196.800,00 TL ecrimisilin kademeli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki kira sözleşmesi esas alınarak yapılan ecrimisil hesabı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 82.348,62 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, bir kısım davalılar vekili, diğer bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın başvurusu ayrı ayrı esastan reddedilmiş, davacı tarafın başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmış ve önceki dönem kesinleşen ecrimisil dosyası esas alınarak yapılan ecrimisil hesabı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 176.999,22 TL’nin tahsiline karar verilmiş, karara karşı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…Mahkemece ilk defa belirlenen kira bedelinin 1999 yılına ilişkin olduğu, sonraki dönem ecrimisil bedellleri belirlenirken önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunan miktarın esas alındığı, bu şekilde geriye yönelik olarak uzun süre ÜFE uygulaması yapıldığı ve rayice göre belirlenen ilk yıldan itibaren beş yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak, açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişilerden yeniden taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının taraflar arasındaki sözleşme ile yetinilmeyerek başka emsaller de değerlendirilerek taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre tespiti, sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması sureti ile hesaplama yapılması ve kiralanan alan dışında kullanılan alanın davacı payına isabet eden kısmının belirlenmesi hususunda rapor alınarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen kararda: “..davanın kısmen kabulü ile; 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası için 16.500,00 TL, 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri arası 18.332,12 TL ve 01/01/2013-30/09/2013 tarihleri arası için 14.482,71 TL olmak üzere toplam 49.315,83 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; paya vaki ecrimisile karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen ecrimisilin tümüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, bozma ilamında belirtildiği şekilde dava konusu taşınmazın güncel ecrimisil değerlendirmesi yapılarak ve yine bozma ilamında belirtildiği üzere paya vaki değerlendirme yapılarak verilen kararda yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.