YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8752
KARAR NO : 2007/9588
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Müfettişler Köyü 103 ada 184 parsel sayılı 12.435 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da, taşınmazın bulunduğu yerde iki kez keşif yapılmış, 08.04.2006 tarihli birinci keşif sonunda rapor hazırlayan Uzman Bilirkişi … …, taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında kısmen orman alanında (A bölümü 3757 m2) kaldığını açıklamış, itiraz üzerine gidilen 07.10.2006 tarihli keşif sonunda rapor hazırlayan Uzman Bilirkişi … … ise, taşınmazı kadastro paftası ile irtibatlandırmak suretiyle ve önceki bilirkişi raporunda gösterilenle aynı konumda, kısmen yeşil kısmen beyaz alanda işaretlemesine rağmen tamamını orman bütünlüğü içinde değerlendirmiş, mahkemece ikinci rapor hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar, taşınmazın tamamı orman bütünlüğü içinde değerlendirilmişse de, taşınmazın batı sınırında yer alan 202 parsel ile doğusundaki 185 ve 442 parsellerin tesbitleri kişiler adına yapılarak kesinleşmiş, dosya içinde bulunan güneydeki 206 parselin kadastro Mahkemesinin 2005/223 Esas numaralı dosyasında yapılan keşif sırasında kısmen (A bölümünün) orman alanında kaldığı belirlenmiştir. Mahkemece alınan iki rapor sonuç itibariyle birbiriyle çelişkili olduğu halde, çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.
O halde; öncelikle, komşu 206 parsel ile ilgili olarak mahkemenin 2005/223 sayılı dosyasında görülen davanın bu dava ile birleştirilmesi düşünülmeli; daha sonra, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın orman bütünlüğü içinde kalıp kalmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.