YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17194
KARAR NO : 2009/19481
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … Köyü 103 ada 101 parsel sayılı 22081,08 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1947 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken daha sonra 20.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakıldığı 1990 yılında yapılan ve 20.4.1990 . tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddia edilmekte olup, yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiş olabileceği dikkate alınmadan ve Mahkemece, taşınmaz başında herhangi bir keşif ve uygulama yapılmadan ve çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1947 yılında 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastro sınırı içine alındığı ve daha sonra 20.4.1990 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı belirlenmemiş, bu işlemlerle ilgili orman tahdit harita ve tutanakları ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine çakıştırıldıktan sonra çekişmeli taşınmazın konumu belirlenmemiştir.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde, 3116 Sayılı Yasaya göre, 1947 yılında yapılan orman kadastrosu ve 20.04.1990 tarihinde ilan edilmekle itirazsız kesinleştiği anlaşılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ait orman tahdit harita ve tutanaklar ile 1953 yılında yapılan genel arazi kadastro paftaları ilgili yerlerden temin edilerek dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılarak, 3116 Sayılı Yasa, 3302 Sayılı Yasa ve 2/B madde uygulamalarına ait orman tahdit harita ve tutanakları ile 1953 yılında yapılan genel arazi kadastro paftası bilirkişiler aracılıyla yöntemince ayrı ayrı yerine uygulanmalı, bu haritaların ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de tahdit haritaları ölçeğine çevrilip herbir uygulama kroki üzerinde ayrı renklerle gösterilmek suretiyle birbiri üzerine çakıştırılarak aplike edilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu gösterir şekilde tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilerek keşfin izlenip denetlenmesi olanağı sağlanmalıdır.
Yapılan uygulamada çekişmeli parselin yörede 1947 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırı içinde alınıp daha sonra 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde, hak sahiplerinin bu işleme karşı yetkili ve görevli mahkemede hak düşürücü süre içerisinde bir dava açmadıklarından tahdidin kesinleştiğinin anlaşılması halinde yolsuz tescil sonucu oluşan tapu kaydına dayanılamayacağı ve bu tapuyu devir ve satın alanların da M.Y.nın 1023. (E.M.Y.931) maddesindeki iyiniyetle edinme koşullarından da yararlanamayacakları gözönünde bulundurularak, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir.
Yapılan uygulamada çekişmeli parselin yörede 1947 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı ve dana sonra 1990 yılında yapılan 2/B madde uygulamasına konu olmadığının anlaşılması halinde ise davacı hazinenin davasının reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.