YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25712
KARAR NO : 2023/10416
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/22273 soruşturma numaralı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2016/209 Esas, 2017/305 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/2225 Esas, 2017/2269 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
“Dosyanın incelenmesinde; mağdur beyanında; olay gecesi suça sürüklenen çocuğun yanında birden fazla kişi ile birlikte gelerek ellerindeki bıçak ve sopaları göstererek korkutup bisikletini aldığını, olay sırasında yanında başka çocukların da bulunduğunu, bunlardan birinin bıçak çekerek bisikleti alınınca korktuğu için bisikletini verdiğini ifade ettiği, olay sırasında mağdurun yanında bulunan çocukların …, … ve Pola Şerif Karaca olduğu, bu çocukların soruşturma aşamasında beyanlarının bulunmadığı, kovuşturma aşamasında … ile …’ın beyanlarının alındığı, beyanlarında; mağdurla benzer beyanlarda bulundukları ancak mağdurdan farklı olarak suça sürüklenen çocuk ve yanındaki kişilerde bıçak yada sopa benzeri birşey görmediklerini, olay anında arkadaşları …’ın da bisikletini aldıklarını ancak geri getirdiklerini ifade ettikleri, Pola Şerif Karaca’nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanının alınmadığı anlaşılmakla; Pola Şerif Karaca’nın tanık olarak beyanının alınması ile olayda suça sürüklenen çocuk ve yanındaki kişilerde bıçak, sopa olup olmadığının, kendi bisikletinin de olay sırasında alınıp alınmadığının sorulması, yine aynı olayda mağdurdan başka bisikleti alınan olup olmadığı, bununla ilgili soruşturma bulunup bulunmadığının savcılıktan sorularak varsa buna dair evrakın eklenmesi ile bu araştırmaların sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği,” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/313 Esas, 2018/392 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2018/3986 Esas, 2019/2030 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Suç vasfında hata yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 21.30 sıralarında mağdur ve arkadaşları tanık E.Ö., F.Ö. ve P.Ş.K.’nın bisikletle dolaştıkları, suça sürüklenen çocuğun ve kimliği meçhul şahısların mağdur ve arkadaşlarının yanına geldikleri, suça sürüklenen çocuğun ve yanındakilerin kalabalık bir grup olduğu, ayrıca olay yerinin karanlık olduğu, suça sürüklenen çocuğun ve yanındakilerin mağdur ve arkadaşlarından bisikletlerini istedikleri, mağdur ve yanındakilerin karşı koymalarını engelledikleri, bunun üzerine korkuya kapılan mağdurun bisikleti verdiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun 21.06.2015 günü saat 17.00 sıralarında eve gittiği sırada toplu konutlar içerisinde bulunan caminin avlusunda suça sürüklenen çocuğun suç konu bisikleti sürdüğünü görmesi üzerine yanında bulunan babasına durumu bildirdiği, mağdur …’nun, suçu sürüklenen çocuğu ve bisikleti polis merkezine getirerek teslim ettiği, anlaşılmıştır.
3. Mağdurun aşamalarda alınan beyanları dosya arasında mevcuttur.
4. Tanıklar E.Ö.’nin ve F.Ö.’nin beyanları dosya arasında mevcuttur.
5. Sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
6. Suça sürüklenen çocuğa ait sosyal inceleme raporu dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
C. Dairemizin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen şahıslarla birlikte mağdur ve arkadaşlarının önüne çıktıkları, ellerinde sopa ve bıçak olduğu, “Bisikletlerden inin, bize vereceksiniz” dedikleri, mağdur ve arkadaşlarının kabul etmediği, mağdurun bisikletine yönelen şahsın elindeki sopa ile bisikletine vurduğu ve mağduru indirdiği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuğun ve yanındaki kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahısların ellerinde sopa ve bıçak olduğu olayda 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi birden fazla bendin ihlal edilmesi nedeniyle alt sınırdan ayrılarak karar verildiğinden sonuca etkili görülmediğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
B. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır
C. Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Gereği Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalarda ki iddiaları, tanık beyanları ve suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; cami avlusunda bisikleti süren suça sürüklenen çocuğun mağdur tarafından görülmesi üzerine bisikletin teslim alındığının karşısında, etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Suç Vasfında Hata Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; suça sürüklenen çocuğun ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen şahıslarla birlikte mağdur ve arkadaşlarının önüne çıktıkları, ellerinde sopa ve bıçak olduğu, “Bisikletlerden inin, bize vereceksiniz” dedikleri, mağdur ve arkadaşlarının kabul etmediği, mağdurun bisikletine yönelen şahsın elindeki sopa ile bisikletine vurduğu ve mağduru indirdiği, sabit olduğu anlaşılmakla eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2018/3986 Esas, 2019/2030 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanunun 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.