YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19278
KARAR NO : 2023/1243
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2016/178 Esas, 2018/704 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/80 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
16.08.2006 tarihinde Jandarma Karakol Komutanlığını telefonla arayan bir şahsın Harbiye Beldesi, ….. Mahallesi, ….. mevkiinde bulunan …. Apartmanında … oğlu, …’ın, evinde kubar esrar maddesi yetiştirdiğini bildirmesi üzerine alınan arama kararına istinaden kolluk görevlilerince 17.08.2016 tarihinde söz konusu daireye gidildiği, kapıyı açan olmadığı, bu sırada … isimli şahsın gelerek eniştesi olan sanık …’dan geçici süreyle oturmak amacıyla dairenin anahtarını aldığını beyan ettiği, 2 nolu dairenin kapısının … tarafından açıldığı, dairede yapılan aramada evin odasında yerde bez üzerinde kurutulmaya bırakılmış 10 kg civarında kenevir bitkisinin bulunduğu, 18.09.2006 tarihli uzmanlık raporunda ele geçen maddenin 6.940 gram ağırlığında kenevir bitkisi parçaları olduğunun ve elde edilebilecek esrar miktarının 2.429 gram olduğunun belirtildiği olayda sanık savunması ve tanık A. H.’nın beyanlarından; uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği evin sanık … tarafından kiralandığı, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/167 Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla ifade veren …’ın beyanlarından aramanın yapıldığı tarihte …’in sanık …’ın babası …’nın yanında kahya olarak çalıştığı, …’nın suçu üzerine alırsa kendisine, eşine ve çocuklarına bakacağını söylediği, bunun üzerine …’in suçu üstlendiği, ev sahibi olan tanık A.’nin arama yapılan dairenin bulunduğu apartmanda oturduğu ve …’i tanımadığını beyan ettiği göz önüne alındığında; söz konusu dairede …’in değil de sanık …’ın oturduğu, yine tanık A.’nin beyanlarından arama yapılacağı sırada evde kimsenin bulunmaması sebebiyle kolluk görevlilerince kapının kırılacağının söylendiği, bunun üzerine A.’nin orada bulunan şahıslardan birini anahtarı bulabileceği düşüncesiyle …’nın evine gönderdiği, …’nın evde arama yapılacağını öğrenmesinden sonra …’in arama yapılan daireye gelip kolluk görevlilerine kapıyı açtığı, evde bulunan kenevirin kendisine ait olduğunu söylediği, …’in Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadesinin A.’nin beyanları ile örtüştüğü, A.’nin …’i söz konusu eve gelip giderken hiç görmediğini beyan etmesi, tanık E. A.’ün beyanlarından … ve eşinin arama tarihinde E.’ye ait evde oturduklarının anlaşılması karşısında; tüm dosya kapsamı, tanık beyanları ve mevcut delil durumu nazara alındığında arama yapılan dairenin sanık … tarafından kiralanıp kullanıldığı, evde bulunan uyuşturucu maddenin de sanık …’a ait olduğu değerlendirilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince suç tarihinden sonra, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 694 sayılı KHK’nın 137 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının 15.08.2017 tarihinde değiştirilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince lehe olan yasa değerlendirilmesi yapılmamış ise de değişiklik öncesinin lehe olduğu görülerek bu hususun eleştirilip 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüp, sanığın adli para cezasını ödemediği taktirde uygulanacak yaptırımların gösterilmemesi ile gözaltında ve tutuklulukta kalmış olduğu süre bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin uygulanması hususlarının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğu görülerek, hükmün, 6 ıncı fıkrasınının devamına “Taksitlerden birisi
süresinde ödenmediği taktirde kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenilmesi ve hükmün 8 inci fıkrasının hükümden tümüyle çıkarılması suretiyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/80 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.