Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/147 E. 2023/955 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/147
KARAR NO : 2023/955
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı … Belediyesi vekili ve davalı … Belediyesi vekili tarafından Yargıtay 14. Hukuk Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dosyalarda dava dilekçelerinde; Adana ili, Çukurova ilçesi, Kabasakal Köyünde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 914 (75) parsel ve 861 (15) parsel sayılı kök taşınmazların imar uygulamalarına girerek yeni imar parsellerin oluşturulduğu ancak kök taşınmazlar üzerinde yapılan imar uygulamalarının iptaline karar verildiği ileri sürülerek imar parsellerinin tapularının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; Büyükşehir Belediyesinin yetkisinin nazım imar planlarının yürürlüğe girdikten bir yıl sonra uygulanmasını sağlamakla sınırlı olduğunu, idari yargı kararı gereğince alınan encümen kararları ile yeniden imar düzenlenmesi yapılmasına dair karar verildiğinden tapu iptali ve tescil davasının konusuz kalacağını, taşınmazın malikleri değiştiği sürece tapu kütüğünde eski parsellere dönüşünün fiilen imkansız hale geldiğini, dava konusu işlemde çözüm yolunun kök parsele dönüş olmadığını, iptal gerekçelerini dikkate alan yeni bir düzenlemenin tapuya tescili ile mümkün olduğunu bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili belediyenin taşınmazın maliki olmadığını, taşınmazda düzenleme yapma yetkisinin … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, belediyece 3194 sayılı İmar Kanun’un 18 nci maddesine göre dava konusu alanda gerçekleştirilen düzenleme işlemi ile düzenleme alanında gerçekleştirilen düzenleme (parselasyon) işlemi ile düzenleme alanındaki kapanan kadastral yollar ve diğer alanlar Tapu Kanun’un 21 inci ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16 ncı maddesine göre belediye adına ihdas edilerek tescil edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, iptal edilen imar düzenlemesi yerine yetkili ve sorumlu Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yeniden düzenleme yapılması yasal zorunluluk olduğunu, davacının idari işlemin kesinleştiği tarihten itibaren faiz istemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; belediyelerinin 29.03.2009 tarihli mahalli idareler seçimi sonrasında kurulduğunu, dava konusu 5552 ada, 10 parselin belediye sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan düzenlenme işlemini tesis eden …. Belediyesine karşı … İdare Mahkemesinde açılan davada davanın reddine karar verildiğini, davanın kesinleştiğini, İdare Hukuku ilkeleri gereğince düzenleme işlemi aleyhine idare işlemin iptaline karar verilmediği sürece tesis edilen idari işlemin yürürlükte ve geçerli nitelikte olacağını, bu nedenle tapu iptali davası açılamayacağını bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların belediye ilçe sınırları içinde olduğu ve 775 sayılı Yasa’nın 3/2 nci maddesinde öngörülen belediyeye devri gerekli taşınmazlardan olduğu, davacı … Hazinesinin dava konusu taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2016/1440 Esas, 2020/463 Karar sayılı Kararıyla, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … Belediyesi vekili ve davalı … Belediyesi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı … Belediyesi vekili; taşınmazın belediyeye devri gereken taşınmazlardan olduğunu, bozma ilamının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … Belediyesi vekili; İdari tasarrufu gerçekleştirenin davalı … Belediyesi olduğunu yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirtmiştir.

C. Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların ihdasen Hazine adına tescil edildiği ve… Belediyesince başka bir çok parselle birlikte 38 No.lu imar düzenlemesine tabi tutulduğu, bilahare aynı bölgede davalı … Belediyesi tarafından da 28.02.2007 tarih ve 419, 420 ve 421 sayılı Encümen kararlarına istinaden yeni bir imar uygulaması yapıldığı; ancak, … Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu imar düzenlemesine ilişkin idari işlemlerin idari yargı yerinde iptal edildiği ve kesinleştiği, dava konusu yerin yargılama sırasında yeni kurulan … Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dahil edildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği) bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ile geçerli bir hukuki sebebin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. Hemen belirtmek gerekir ki; imar şuyulandırmasının dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK’nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği açıktır.

Somut olaya gelince, … Belediyesince yapılan 38 nolu imar düzenlemesinin çekişme konusu alanla ilgili olarak halen geçerliliğini koruduğu, aynı nitelikteki emsal dosyalardan da bilinmektedir.

O halde, anılan 38 No.lu imar düzenlemesi ile ilgili idari yargıda dava açılarak işlem iptal ettirilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağından söz edilemez.

Hal böyle olunca; davacı Hazine tarafından açılmış davanın bu gerekçeyle reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de davanın reddinin sonucu itibariyle doğru olduğu, hükmün gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken Yargıtay 14. Hukuk Dairesince maddi hata sonucu bozulduğu anlaşılmıştır.

Davalı … Belediyesi ve … Büyükşehir Belediyesi vekillerinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2016/1440 Esas, 2020/463 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak davanın reddine ilişkin hükmün değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2016/1440 Esas, 2020/463 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün değişik gerekçeyle ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.