YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1073
KARAR NO : 2023/10573
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Alacağı tahsil amacı ile nitelikli tehdit
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2014 tarihli ve 2013/73079 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/694 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/694 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.04.2011 tarihli ve 2020/440 Esas, 2021/6716 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar ile katılan …’in eşi arasındaki alacak verecek meselesine dayalı anlaşmazlık nedeni ile katılana yönelik olarak tehdit ve hakaret suçlarını işlediklerinden bahisle, sanıklar hakkında TCK’nin 106/2-c ve 125/1-4 maddeleri gereğince dava açıldığı, suçun sübutu halinde eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtların takdir ve tartışılmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararıyla, sanığın eyleminin, yağma suçunu oluşturma ihtimaline binayen 5271 sayılı Kanun’ un 4 ve 5 maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/215 Esas ve 2022/327 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hukuki alacağı tahsil amacı ile tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın tehdit ve hakaret suçu işlemediğine ilişkin delil bulunmadığına, suçları işlemediğine bu nedenle sanık hakkında her ne kadar zamanaşımı süresi dolmuş ise de düşme kararı yerine beraat kararı verilmesine gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nın ablası olan temyiz dışı sanık A.S. ile katılanın eşi arasında alacak verecek davasının bulunduğu, bu nedenle sanık ve temyiz dışı sanığın akrabalarının olay günü saat 19.00 sıralarında katılanın evinin önüne giderek ölümle tehdit edip sinkaflı küfürlerde bulundukları iddia edilerek kamu davası açılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Düşme Kararı Yerine Beraat Kararı Verilmesine Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık …’in 25.03.2014 tarihinde mahkeme huzurunda savunmasının alınması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise, devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesi ve ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Zamanaşımı sürelerinin geçmesi halinde artık soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağınında ön şartıdır. Bu bakımdan sanık hakkında artık yargılamanın yapılamaması anlamına gelmektedir. Bu nedenle sanık hakkında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/215 Esas, 2022/327 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.