Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2125 E. 2007/4401 K. 02.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2125
KARAR NO : 2007/4401
KARAR TARİHİ : 02.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … ve arkadaşları … Köyü Karataşlık mevkiindeki, Mart 1946 tarih 46 noda tapuya kayıtlı 100 dönümün üzerindeki taşınmazların, yörede 2001 yılında ilk kez yapılan ve 26/03/2003 – 26/09/2003 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman alanı dışında olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 05.05.2006 tarihli krokide (A) ve (B) ile gösterilen 49250.16 m2 ve 17639.90 m2’lik bölümlerin orman tahdidi dışına çıkarılmasına, (C) ve (D) bölümleri tahdit dışında bulunduğundan hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacıların dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilip uygulanmamış; başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, görmedi ise nedeni araştırılmamış, zeminde tam sınırları bulunup gösterilmemiş, tahmini olarak sınırları gösterilmiştir. Bu haliyle tapu kaydının uyduğu kabul edilemez. Ayrıca, davalı taşınmazlar memleket haritasında yeşil alanda göründüğü ve memleket haritasındaki eğim çizgilerinden eğimin yüksek olduğu anlaşıldığı halde, orman bilirkişi raporunda eğimin % 8-10 gibi düşük ve tahmine dayalı olarak gösterilmiş ve 6831 Sayılı Yasanın 1/J kapsamında kaldığı gerekçesiyle orman sayılmayan yerlerden olduğu sonucuna varılmıştır. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya yetkili değildir.
Mahkemece, davalı taşınmazın içinde bulunduğu bu bölgeye ait orman tahdit haritasının tamamının Orman İşletme Müdürlüğü’nden getirtilerek ve yine Zeytindere Köyüne ait 144 ila 152, 124 ila 126 parsellerin içinde bulunduğu geniş arazi kadastro paftası ile … Köyüne ait 176 ila 182 parsellerin içinde bulunduğu geniş arazi kadastro pafta örneği Kadastro Müdürlüğü’nden getirtilerek iki köy sınırı çakıştırıldıktan sonra bu paftalar üzerinde davalı taşınmazların yeri belirlenmeli, yakın komşu olarak görünen kadastro parsellerine ait kadastro tutanakları ve dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek mahkemece yeniden yapılacak keşifte uygulanmalı, dayanak tapu kaydının sınırları ve kapsadığı alan kesin ve net şekilde saptanmalı, revizyon gördüğü başka parseller var ise davalı taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve tapu kaydının sabit sınırlı mı yoksa değişebilir sınırlı mı olduğu da araştırılmalıdır.

Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, davalı taşınmazların eğim ölçer aletler (klizometre) kullanılıp münhanili kadastro paftasından, memleket haritası ve topoğrafik haritalardan da yararlanmak suretiyle gerçek ve kesin eğimi belirlenmeli, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde dava açma hakkının hak sahibi kişilere tanıdığı, hak sahipliğinin de ya tapu kaydı maliki ya da taşınmaz üzerinde orman kadastrosunun yapıldığı güne kadar 20 yıllık nisasız fasılasız … sıfatıyla zilyetlik halinde mümkün olabileceği gözetilerek, davacının hak sahibi olup olmadığı üzerinde durulmalı, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Böylesine yapılacak bir araştırma sonucu taşınmazların resmi belgelerde ve halen orman sayılan yerlerden olmadığının saptanması halinde, taşınmazların davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmalı, kalmadığının saptanması halinde ise, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde orman içi açıklığı niteliğinde bulunup bulunmadığı, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılmayacağı düşünülmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.