Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10323 E. 2023/18011 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10323
KARAR NO : 2023/18011
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafinin yalnızca kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanığın eyleminin katılanın iddia ettiği ağırlıkta olmadığı, katılanın iddiasını ispat edecek bir delil sunmadığı, tahrik hükümlerinin tartışılmadığı, sanığın beraati yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve Yasaya aykırı olup kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Yalnızca kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eşi olan katılana hitaben “Geçmişini sinkaf ederim.” diyerek hakaret ettiği ve elleriyle vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece, hakaret eyleminin karşılıklı olarak gerçekleştirildiğinin kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralama suçunun da sabit olduğu olduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden
1. Sanığın aşamalardaki savunması, tanık …’nin beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında Yerel Mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Katılan Vekili ile Sanık Müdafinin Suçun Sübutuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eşi olan katılana vurduğunu kabul etmesi, katılanın istikrarlı beyanda bulunması, tanık … ile adli muayene raporunun katılanın beyanlarını doğrulaması, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün halde değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a. Sanığın aşamalardaki savunması, tanık …’nin beyanları ve hakaret eyleminin karşılıklı işlendiğinin kabulü karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilen gün adli para cezasının, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırıma tabi tutulduktan sonra bulunacak gün adli para cezasının aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.