YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16834
KARAR NO : 2007/728
KARAR TARİHİ : 24.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Gezin Köyü 154 ada 56 ve 78 parsellerin Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini, oysa … yıllardır kendi zilyedliklerinde olduğunu, bu durumun kadastro mahkemesinin 1997/21 sayılı dosyasında da belirlendiğini, o dosyada (A) ve (B) ile gösterilen yerler olduğunu belirterek Hazine adına kayıtlı tapunun iptali ve müvekkilleri adlarına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile 154 ada 56 ve 78 parsellerin Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastrodan önceki sebebe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Gezin Köyü 154 ada 56 parsel sayılı taşınmaz 27.05.1996 tarihinde yapılan arazi kadastrosu sırasında kültür arazisi özelliğinde bulunmaması nedeniyle 8081,42 m2 yüzölçümüyle 4 adet kargir ev ve … niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve 13.06.1997-14.07.1997 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Davacıların dayandığı … Kadastro Mahkemesinin 1997/21 esas, 1999/56 karar sayılı dosyasında … Buğdalı ve arkadaşları ile Hazine ve Orman Yönetimi arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasının yargılaması sonunda dava konusu 154 ada 56 sayılı parselin (C), (D), (G) ve (J) ile işaretli bölümlerinin davacı ve katılanlar adlarına, (K) ile gösterilen bölümün orman olarak Hazine adına, kalan bölümleri ise … Buğdalı’nın değişik kişilere sattığı, alan kişilerin bir talebi bulunmadığı belirtilerek tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Dosya içerisinde bulunan … Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Müdürlüğünün 04.05.1998 günlü yazısında 154 ada 56 sayılı parselin bulunduğu alanın … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.07.1991 gün ve 856 sayılı kararı ile II. Derece Doğal Sit alanı olarak belirlendiği bildirilmiş ve taşınmazın bulunduğu yerle ilgili sit paftası ve söz konusu karar sureti gönderilmiş, mahkemece 22.09.1998 günü yapılan keşifte üç arkeolog bilirkişi ile inceleme yapılmış, bilirkişilerin 29.09.1998 günlü raporlarında taşınmazın II. Derece Doğal Sit alanı içinde olduğunu bildirdikleri görülmüştür.
Temyize konu dosyada dava konusu edilen yerler kadastro mahkemesinin 1997/21 Esas, 1999/56 Karar sayılı kararı gereğince 56 sayılı parselin ifrazı ile oluşan 303,21 m2 yüzölçümündeki 154 ada 56 ve 300,89 m2 yüzölçümündeki 78 sayılı parseller olup, kadastro mahkemesi dosyasında bulunan bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen ve Hazine adına tescile karar verilen yerlerdir. Davacılar bu taşınmazları murisleri … …’un 1988 yılında … Buğdalı’dan satın aldığını belirterek kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle M.K. 713. maddesi gereğince adlarına tescilini talep etmektedir.
Bir yerin zilyetlik yolu ile kazanılabilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında taşınmazın kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Davacıların dayandığı … Kadastro Mahkemesinin 1997/21 esas sayılı dosyasındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.07.1991 gün ve 856 sayılı kararı gereği II. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında kalan yerler olduğu tartışmasızdır. Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önceki uygulamalarına göre kural olarak sit alanı içinde kalan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün idi. Ancak 27.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5226 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesi ile 2863 Sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine “sit alanları” ibaresi eklenmek suretiyle bu tür yerlerin de kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmese de güçlü delil niteliğinde olan … Kadastro Mahkemesinin 1997/21 esas sayılı dosyasında yapılan incelemede II.Derece Doğal Sit alanı içinde kalan dava konusu taşınmazların temyize konu dava devam ederken yürürlüğe giren ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle görülmekte olan davalara da uygulanması gereken 5226 Sayılı Kanunla değişik 2863 Sayılı Kanunun 11. maddesiyle getirilen bu … hüküm karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilmesi mümkün olmadığından (H.G.K. 10.05.2006 gün ve 2006/8-246-290, 29/11/2006 gün ve 2006/8-286-755 sayılı kararları) davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.