YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15152
KARAR NO : 2023/2956
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
KARAR : Mahkûmiyet
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2020 tarihli ve 2020/2153 Soruşturma, 2020/691 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2021 tarihli ve 2020/134 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile aynı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 58 maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ve bu kararın istinaf edilmeden 12.02.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.06.2021 tarihli ve 2021/6128 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/76441 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/76441 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“… anılan Mahkemesince sanık hakkındaki adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında neticeten adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) “Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108 inci maddesi;
“Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) (Ek: 14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5275 sayılı Kanun’un adli para cezasının infazını düzenleyen 106 ncı maddesinde mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlıklı 53 üncü maddesi;
” (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
…
Yoksun bırakılır.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeye göre, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sadece hapis cezasına mahkûmiyetin bir sonucudur.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olmasına göre, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olması ve Kanun’un adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106 ncı maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2021 tarihli ve 2020/134 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca;
“Hükümden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci ve 53 üncü maddelerinin uygulanmasına ilişkin fıkraların çıkarılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.