Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19225 E. 2023/3043 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19225
KARAR NO : 2023/3043
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçla birlikte iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/71 Esas 2016/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkeme değerlendirmesinin yanlış olduğuna, anayasal şikayet hakkının kullanıldığına, sanığın beyanlarının hatalı alındığına yada tutanağa hatalı geçirildiğine, yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde Taşucu yurt müdürü olan katılan hakkında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne dilekçe vererek katılanın hükümet karşıtı politika güttüğünü, katılanın WhatsApp uygulamasında hükümeti karalamaya ve zarar vermeye yönelik bir belgeyi paylaştığını, Taraf Gazetesinde yayınlanan bir haberin katılan tarafından servis edildiğini belirterek asılsız suç isnadında bulunarak iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın dilekçesi üzerine katılan hakkında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca idari soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma sonucunda Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı’ nın 29.04.2015 tarihli raporunda katılan … hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına dair karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki beyanları, katılan hakkındaki disiplin soruşturma dosyası, katılanın özlük dosyası, Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü yazıları, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi şeklindeki eyleminin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin, mahkeme değerlendirmesinin yanlış olduğuna, anayasal şikayet hakkının kullanıldığına, sanığın beyanlarının hatalı alındığına yada tutanağa hatalı geçirildiğine, yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun’ un 61 inci maddesindeki kriterler dikkate alınarak teşdiden belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/71 Esas – 2016/225 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.