YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/35
KARAR NO : 2023/2606
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı, katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’ye karşı verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü Esas No: 2023/35
maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.05.2018 tarihli 2018/57 Esas 2018/232 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli 2018/2881 Esas 2019/2403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına, eksik
araştırmaya, ceza miktarına, ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin üst sınırdan uygulanmasına, öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfının yaralama olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Aralarında önceye dayalı husumet bulunan tarafların olaydan bir gün önce tartıştıkları, bu tartışmada katılan …’nin …’e yönelik “senin ananı avradını sinkaf ederim, seni yaşatmam” diyerek hakaret ve tehdit içerir beyanlarda bulunduğu, karşılık vermeden oradan uzaklaşarak köye dönen sanığın olay günü tarlasını sürdürdüğü ve ekinlerini traktörüne yükledikten sonra aracıyla gittiği esnada karşısına katılan …’nin çıktığı, aracından inen … ile … arasında bir gün öncesine dayalı tarla meselesi yüzünden tartışma yaşandığı, tartışmanın kısa sürede hararetlenmesi üzerine …’nin elindeki ele geçmeyen sopa ile …’i darp etmeye başladığı ve …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; bu duruma sinirlenen …’in belindeki tabanca ile hedef gözeterek …’yi önce ön boyun bölgesinden yaraladığı, …’nin kaçmaya başladığı, sanık …’in kaçan …’nin arkasından bir kez daha silahını ateşleyerek baldır bölgesinden de yaraladığı, toplam iki isabetle yaşamsal tehlikeye neden olan basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve vücutta ağır (4) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanan katılana bir el daha ateş etmek istediği ancak silahın tutukluluk yapması üzerine olay yerinden ayrıldığı, anlaşılmıştır.
2. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Bakımından Değerlendirme; ”Sanık … savunmalarında önce karşı tarafın silahla ateş ettiğini belirtmiş ve sanık müdafii de olayda Esas No: 2023/35
TCK’nun 25 ve 27/2 maddelerinin tatbik edilmesi gerektiğini ileri sürmüş iseler de; taraflar ile arasında herhangi bir husumet bulunmayan tanık …’nin aşamalardaki beyanlarında, tartışma esnasında …’nin …’in üzerine yürüdüğünü ve değnek ile ona vurduğunu, bunun üzerine …’in silah sıktığını, 3-4 el silah sesi geldiğini belirtmesi, mağdur … ve yakınlarının olay esnasında kendilerinde silah bulunmadığı yönündeki anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, olaydan önce mağdur …’nin sanık …’e silah çektiklerine veya silahla ateş ettiklerine dair kanıtlar bulunmadığı, her ne kadar mağdur …’nin babası olan tanık Veysel’in el svaplarında atış artığına rastlanmış ise de olaydan sonra oğlu mağdur …’ye dokunması veya başka bir nedenle bu atış artıklarının oluşmuş olabileceği, dolayısıyla sanığın meşru savunma altında eylemini gerçekleştirdiğinden veya meşru savunmada sınırın aşıldığından söz edilemeyeceği” tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
3.Sanık …’in ikrar içeren savunmaları, katılan …’nin beyanları, tanıklar A.A, F.K., E.A., V.A., A.İ., O. K., P.A.’nın anlatımları, Kızılcahamam Devlet Hastanesinin 12.08.207 tarih ve 1105 sayılı raporu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 23.11.2017 tarih ve 2017/2411 sayılı raporu, olay yeri inceleme raporu, Jandarma Genel Komutanlığının 25.08.2017 ve 23.08.2017 tarihli uzmanlık raporları, dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A-1)Katılan vekilinin; eksik araştırmaya, suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1.İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A-2)Katılan vekilinin; ceza miktarına, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olaydan bir gün önce taraflar arasında yaşanan tartışma sonrasında katılan …’nin sanığa yönelik sinkaflı sözlerle hakaret etmesi ve tehdit içeren beyanlarda bulunması, yine olay günü olaydan hemen önce katılan …’nin elindeki sopa ile sanığa vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında verilecek cezada 1/4 ile 3/4 arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oran olan 1/4 ile makul oran olan 1/2 arasında bir ceza belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık müdafiinin; meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfının yaralama olduğuna, haksız tahrikin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere eylemin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kalmadığı, taraflar arasında önceye dayalı süregelen ciddi husumet bulunması, sanığın olayda kullandığı aletin öldürmeye elverişli oluşu, sanığın etkili mesafeden önce mağdurun hayati öneme haiz (boyun) vücut bölgesini hedef alarak ateş etmesine müteakip kaçmaya çalışan mağdura yine etkili mesafeden ateş etmeyi sürdürmesi, sanığın olayda kullandığı silahı teslim ettiğinde içerisinden çıkan fişek üzerinde aynı silaha ait ateşleme iğnesi izi bulunduğunun anlaşılması karşısında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik indirimin üst sınırdan yapılmasının mümkün olmadığı, anlaşıldığından hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2019 tarihli 2018/2881 Esas 2019/2403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.