YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8172
KARAR NO : 2023/3051
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet suçundan, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan üç kez ve tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiş, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan üç kez 1500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 6000 Türk Lirası ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanık aleyhine verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiklerine, sanığın mağdurlara karşı silahla yaralamaya teşebbüs ettiğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, kendisine karşı yapılmış herhangi bir saldırı olmaksızın silah ateşlemesinin mümkün olmadığına, uzmanlık raporunda sanığın elinde atış artığına rastlanmadığının belirtildiğine, kavgaya başından beri şahit olan Halil’ in olayda sanığın elinde silah görmediğini beyan ettiğine, elde edilen ruhsatsız silahın sanığa ait olduğuna dair delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’ ın 6136 sayılı Yasa kapsamındaki yasak niteliği haiz tabanca ile mağdurlar …, Hasbi ve Bora’ ya doğru ateş ederek yaralamaya teşebbüs suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararırına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.