YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/581
KARAR NO : 2023/3087
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanuna aykırılık
KARAR : İtirazın reddi
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018 /5154 Esas, 2019/424 sayılı kararına karşı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2019 tarih ve 2018/ 22438 sayılı itirazı üzerine
yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karardan sonra, sanığın suç işlemediğini belirterek düşme kararı verilmesini talep etmesi üzerine yerel mahkemece denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlediğinden talebinin reddine ilişkin verilen kararın itirazı kabil olduğu ve bu karara süresi içinde yapılan itiraz üzerine, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2017 tarihli ve 2017/1424 değişik iş sayılı karar usul ve kanuna aykırı olduğundan Yüksek Dairece, Adalet Bakanlığı tarafından ihbar olunan kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi kanuna aykırı görülmüştür.
II.HUKUKİ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarihli ve 2007/409 esas, 2011/898 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 1 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2.Bu kararın itiraz edilmeden 20.12.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 06.04.2017 tarihli dilekçesi ile denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemediğinden hakkındaki kararın kaldırılmasını talep etmiş, İstanbul Anadolu 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli ek kararı ile “sanığın denetim süresi içerisinde Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2012 tarihli ve 2009/372 Esas, 2012/109 Karar sayılı dosyasına konu suçu işlemiş olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmştir.
3.Hükümlü tarafından ek karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2017 tarihli ve 2017/1424 değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
4.Bu karara karşı Adalet Bakanlığının 13.03.2018 tarihli ve 12113 sayılı kanun yararına bozma talebi ve bu talep üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.03.2018 tarihli ihbarname ile kanun yararına bozmaya gelindiği, Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/5154 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile mahkemece sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği gerekçesiyle talebin reddine dair verilen kararın hüküm niteliğinde ve temyize tabi olup yasa yolunun itiraz olarak gösterilerek dosyanın itiraz merciine gönderilmesinin de olağan yasa yolunu değiştirmeyeceği cihetle; sanığın temyiz niteliğinde olan bu itirazı üzerine dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesi gerektiği, bu itibarla kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2019 tarihli itiraznamesi ile İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli ek kararı ile “sanığın denetim dönemi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlediğinden talebinin reddine” karar verilmiş, itirazı kabil olan bu karara süresi içinde yapılan itiraz üzerine, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2017 tarihli ve 2017/1424 değişik iş sayılı karar usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığı tarafından ihbar olunan kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi kanuna aykırı görülerek olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
6.Yargıtay 8.Dairesinin 11.04.2019 tarihli ilamı ile itirazın reddi ile dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.10.2022 tarihli ve 2019/253 Esas, 2022/646 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne ve Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli ret kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2019 günlü itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2022 tarihli Kararı ile daire kararı bozularak dosya dairemize gönderilmekle ve Dairemizce de usul ve kanuna uygun Ceza Genel Kurul kararına uyulmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında verilen Kartal 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2007 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.12.2011 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin bu tarihte başladığı anlaşılmakla, hükümlünün Seferihisar (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2012 tarihli ve 2009/372 Esas, 2012/109 Karar sayılı dosyasına konu 24.10.2008 tarihinde işlediği kasıtlı suçun denetim süresinde işlenmediği ve hükümlünün adli sicil kaydına göre denetim süresi içerisinde işlenmiş olan başkaca suç kaydının bulunmadığı gözetilmeden , İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/5154 Esas, 2019/424 Karar sayılı kanun yararın bozma isteminin reddine dair ilâmın KALDIRILMASINA,
3. İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2017 tarihli ve 2017/ 1424 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.