Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15543 E. 2007/15521 K. 29.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15543
KARAR NO : 2007/15521
KARAR TARİHİ : 29.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 151 parsel sayılı 3.488,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … …’nın zilyetliğinde iken 1992 yılında …’e sattığından söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. …’in kadastro tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Ekin 1992 tarih 9 sıra nolu tapu kaydına ve zilyetliğe tutunarak tescil davası açtığı, mahkemece orman araştırması yapıldığı, orman bilirkişinin çekişme konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu yönünde rapor verdiği, bunun üzerine …’in de davayı takip etmediği, 12/10/1994 gün 1992/185-1994/174 sayılı ilamı ile H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı Hazine, çekişmeli 109 ada 151 parsel sayılı taşınmazın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/185 Esas sayılı dosyasındaki orman raporunda orman sayılan yerlerden olduğu açıklanan taşınmaz içinde kalan bölümünün ve tapu kaydı miktar fazlasının tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 28/02/2006 tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 679.85 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma uygulama ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda, çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünün 1954-1956 çekim tarihi … fotoğraflarına dayalı olarak yapılan memleket haritasında ve 1960 çekim tarihli … fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alan , geriye kalan kesiminin ise açık alan olarak gözüktüğü, (A) ile işaretlenen bölümünün orman sayılan, (B) ile işaretlenen kesiminin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de Dairemizin geri çevirme kararı üzerine aynı orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen aplikeli memleket haritasında taşınmazın kısmen kuzey doğu bölümü yeşil renkli ormanlık alanda gözükmekte olup, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Hal böyle iken karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve
kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Diğer taraftan Hazine, çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kaydının miktar fazlasının hazineye ait olduğunu iddia ettiği halde mahkemece, tapu kaydı taşınmaz başında yapılan keşifte uygulanmamıştır. Ekim 1992 tarih 9 sıra nolu tapu kaydı kadastro sırasında dava dışı 109 ada 96 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmüş ise de tapu kaydının yüzölçümü 11.400 m2 olup, çekişmeli taşınmaz ile 109 ada 152 parsel sayılı taşınmaz da dayanak tapunun ilk maliki olan … …’dan satış yoluyla davalı …’e geçmiştir. Bu durumda 109 ada 96, 151 ve 152 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bir bütün oldukları anlaşılmaktadır. 109 ada 96 parsel sayılı taşınmaz … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/84 esas sayılı dosyasında derdest olup, 109 ada 152 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası her zaman dava açabilir.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi , bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla temyize konu dosya ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/84 Esas sayılı dosyasının keşfi birlikte yapılmalı, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de (109 ada 96, 109 ada 152, vb parsellere) uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılan orman araştırması sonucu,çekişmeli taşınmazın kısmen veya tamamen orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu kez, Ekim 1992 tarih 9 sıra nolu tapu kaydının kökü 5618 ve 4753 Sayılı Yasaya göre oluştuğundan tapu kaydı ve dayanağı olan tevzi haritası yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro … bilirkişi marifetiyle çekişmeli taşınmazın ve dava dışı 109 ada 96 ve 152 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftasıyla birlikte çakıştırılmak suretiyle zemine ablike edilmeli;tapu kaydının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, tapu kaydı … komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden tapu kayıtlarıyla birlikte uygulanmalı; hudutların birbirlerini ne okuduğu, dağıtım ve tablendikatif cetvellerine bakılarak denetlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre, “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırları itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın tevzi haritası ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; taşınmaz tevzi haritası içerisinde kalıyorsa hazinenin davası reddedilmeli, şayet tevzi haritası dışında kalıyorsa Hazinenin davası kabul edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29.11.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.