Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18281 E. 2009/19969 K. 30.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18281
KARAR NO : 2009/19969
KARAR TARİHİ : 30.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili, davalı … Yönetimi ve davacı gerçek kişiler ile katılanlar … ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … … ve …, 13.09.2002 tarihli dilekçeleriyle … … Köyü 557 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 1966/194 E. – 1968/264 K sayılı kararı bulunduğu, 2/B madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh konulduğu, yasal olmayan bu şerhin iptalini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli … … Köyü 557 sayılı parselin tapu kaydı üzerine konulan 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.03.2005 ün ve 2004/11125-2129 sayılı bozma kararında özetle “Yukarıkaraman Köyünde 1966 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 300 numaralı parselin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Konakçı adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazın 1550 m2 bölümünün orman sınırı içinde kaldığı savıyla açtığı dava sonucu, Tapulama Mahkemesinin 19.12.1968 gün 1966/194-264 sayılı karar ile bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 16340 m2 bölümün kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığından tesbit gibi … Konukçu adına tesciline, (B) ile gösterilen 2400 m2 bölümün ise, kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığından, orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının Tapu Sicil Müdürlüğüne aktarılmasına ilişkin verilen kararın kesinleşmesiyle, gerçek kişiye verilen bölüm 557 parsel numarasıyla adına tapu kaydı oluşturulduktan sonra intikal ile elbirliği ortaklığı olarak … ve arkadaşları adlarına tapuya kayıt edildiği, 07.02.1995 tarihinde beyanlar hanesine “Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır” şeklinde şerh yazıldığı, işte, davanın 557 numaralı parselin beyanlar hanesindeki bu şerhin kaldırılmasına ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın davacılar … ve … ile birlikte … …, …, …, … ve … adına elbirliği ortaklığı olarak kayıtlı olduğu, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin … ortaklığa giren malların tamamına yaygın olup, ortakların arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, şerhin kaldırılmasına ilişkin davanın verasetten elbirliği ortaklığı halindeki maliklerin tümü tarafından açılması, buna olanak bulunamaz ise, diğer mirasçıların açılmış davaya olurlarının alınması ya da miras şirketine M.Y.nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi, davanın görülebilirlik koşulu yerine getirildikten sonra esası hakkında hüküm kurulması gerekeceği, diğer taraftan, … … Köyünde 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre ekip çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmalarının bitirilemediği ve ilan işlemi de yapılamadığı, daha sonra 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuun 1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak, 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine aldığı, mahkemece, orman kadastro tutanakları ve haritaları ile kesin hüküm krokisinin uzman bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmadığı, görüşüne başvurulan, harita mühendisi bilirkişi krokisi incelendiğinde, 2679 ila ve 2686 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının aplikasyonunu kesin hükmün dayanağı krokiden farklı olarak kesin hüküm kapsamındaki bir kısım yeri 1942 orman kadastrosunda orman sınırları içinde ve kesin hüküm kapsamı dışında kalıp orman sayılan bir kısım yeri de orman sınırları dışında aplike ettiği, 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamladığı, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkardığı, 6831 Sayılı Yasadaki orman kadastrosuna ilişkin hükümlerin de, diğer Kadastro Yasalarında olduğu gibi tasfiye amacını güttüğü, davaya konu taşınmazın bir bölümünü orman sınırı içine alan 1985 yılındaki orman kadastro çalışmasının 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapıldığı, 2896 Sayılı Yasada “askı tarihinden itibaren bir yıl içinde sınırlamaya itiraz edilebileceği” hükmü mevcut ise de; söz konusu çalışmanın 2896 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu tarihlerde ilan edilmediği, temyize konu davanın, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve tapulu taşınmazlar bakımından 10 yıl içinde dava açma hakkını tanıyan 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesini değiştiren 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 08.07.1988 tarihinde yapılan ilan edilmesinden sonra tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık süre dahi geçtikten sonra açıldığı, bu nedenlerle, mahkemece, davacı tarafa, diğer elbirliği ortaklarına davayı yaygınlaştırması için olanak verilmesi, taraf teşkili sağlanırsa yargılamaya devamla, yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu, aplikasyon, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yeniden yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin tüm tutanak ve haritaların getirtilmesi, önceki bilirkişi dışında bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, getirtilen orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritalar ile kesin hüküm krokisi tapulama paftası ile birlikte uygulanması, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman sınır hattına göre konumunun belirlenmesi, bilirkişilere çekişmeli parselin orman sınır hattına ve kesin hüküm krokisine irtibatlı 2679 ila 2686 numaralı orman sınır noktalarını içeren ayrı renkteki kalemlerle işaretli birleşik kroki düzenlettirilmesi, çekişmeli taşınmazın tamamı yada bir bölümünün, kesinleşmiş mahkeme kararı ile 1942 orman kadastro sınırları içinde olup olmadığı, kesin mahkeme kararı ile orman sınırları dışında olduğu belirlenmişken, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yeniden orman sınırları içinde aplike edilip edilmediği veya yeniden orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılmadığının tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanması, taşınmazın 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sınırları içinde aplike edildiği veya 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre … orman sınır noktaları tesis edilerek yeniden orman olarak sınırlandırıldığı belirlenecek olur ise, çalışma 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılıp bitirildiğine, bu yasada, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış taşınmazların orman olarak sınırlandırılması için olanak tanındığına, tapulu ve tapusu taşınmaz ayrımı yapılmaksızın
“tutanak ve kararlara karşı hak sahiplerinin askı tarihinden itibaren bir yıl içinde görevli ve yetkili adliye mahkemelerine müracaatla sınırlamaya itiraz edebilirler. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir” hükmü bulunmasına, işlemin ilan edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve tapulu taşınmazlar yönünden altı aylık ilan süresinin bitiminden sonra 10 yıllık süre içinde orman kadastro davası açma hükmünü getiren 3373 Sayılı Yasada, daha önceki yasalar döneminde yapılıp tamamlanan, ancak 3373 Sayılı Yasa döneminde ilan edilen işlemlere karşı da 10 yıl içinde dava açma … verildiğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığına, kaldı ki; 10 yıllık sürede dahi dava açılmadığına, dolayısıyla orman kadastrosunun kesinleştiğine göre davanın reddine, taşınmazın bu çalışmalarda orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenecek bölümleri için şerhin yasal dayanağı bulunmadığından şerhin iptaline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece dosya 2007/56 esasa kayıt edilerek bozma kararı taraflarına tebliğ edilip, bozma kararına uyulmuştur.
Hazine tarafından davalı sıfatıyla … … ve … aleyhine 18.05.2004 tarihli dilekçeyle, açılan ve … ve arkadaşlarına yaygınlaştırılan, … … Köyü 557 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla P.L poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalan 1750 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili istemişle açılan ve Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2004/187 Esasına kayıt edilen dava 29.12.2005 gün ve 2004/187-550 sayılı birleştirme kararıyla, Mahkemenin 2007/56 Esaslı dosyası üzerinde birleştirilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli … … köyü 557 sayılı parselin 04.06.2008 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 14759 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahadadır” şerhinin silinmesine, bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1391 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin davanın REDDİNE, birleşen davanın KABULÜ ile çekişmeli parselin 04.06.2008 tarihli krokide (B) ile gösterilen 1391 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapusunun iptaline ve 6831 Sayııl Yasanın 2.y Maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili, davalı … yönetimi ve davacı gerçek kişiler ile katılanlar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhinin silinmesi ve karşı dava olarak, 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra, 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu, 1985 yılında işe başlayarak, 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak, 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.
Bozma kararı gereği işlem yapılarak, … … Köyünde 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre ekip çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu 1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak, 2181, 2182 ve 2183 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının aplikasyonunu kesin hükmün dayanağı 11.12.1968 tarihli krokiden farklı olarak kesin hüküm kapsamındaki bir kısım yeri 1942 orman kadastrosunda orman sınırları içinde aplike ettiği ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamladığı, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkardığı, Davacı gerçek kişilerin, dava konusu 300 sayılı parselin ve bu parselden ayrılan 557 sayılı parselin … Tapulama Mahkemesinin 19.12.1963 GÜN VE 1966/194-264 E.,K. sayılı kesin hükmü ile orman sınırı dışında olduğu belirlendiği halde, tapu kadının beyanlar hanesine orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yönünde şerh yazıldığı iddiasıyla, orman kadastro işlemlerinin kesinleşmesinden sonra, 6831 Sayılı Yasanın 11. Maddesinde öngörülen 10 yıllık süre dahi geçtikten sonra bu davayı açtığı, 6831 Sayılı Yasadaki orman kadastrosuna ilişkin hükümler de, diğer Kadastro Yasalarında olduğu gibi tasfiye amacını güttüğü, Davaya konu taşınmazın 1391 m2 bölümünü orman sınırı içine alan 1985 yılındaki orman kadastro çalışmasının 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapıldığı, 2896 Sayılı Yasada “askı tarihinden itibaren bir yıl içinde sınırlamaya itiraz edilebileceği” hükmü mevcut ise de; söz konusu çalışma 2896 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu tarihlerde ilan edilmediği, temyize konu davanın, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve tapulu taşınmazlar bakımından 10 yıl içinde dava açma hakkını tanıyan 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesini değiştiren 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 08.07.1988 tarihinde yapılan ilan üzerine tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık süre dahi geçtikten sonra açıldığı, Yani 557 sayılı parselin 1391 m2 bölümünün 2896 Sayılı Yasanın Yürürlüğü sırasında orman kadastro sınırları içinde aplike edilip, yine bu yasanın yürürlüğü döneminde kadastro komisyonunca 22.05.1987 tarihinde işi bitirme tutanağı düzenlendiği, ancak askı ilanının 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapıldığı, Orman kadastro işleminin yapılıp bitirildiği tarihte yürürlükte olan yasada bulunmayan, ancak ilan tarihinde yürürlüğe giren ve altı aylık ilan süresinden sonra, tapulu taşınmazlar yönünden getirilen 10 yıllık dava açma süresinin somut olayda uygulanamazsa da, dava tarihinde hem altı aylık hemde 10 yıllık hak düşürücü süreler geçtiği, bu nedenle 1391 m2 bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine, orman ile ilgisi olduğu yönünde şerh yazılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, çekişmeli 557 sayılı parselin (A) ile gösterilen 14759 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bu nedenle bu bölüm üzerindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin yasal dayanağı olmadığı,
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, genel kadastrodan ve kesinleşmiş Tapulama Mahkemesi kararından sonra 2895 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince yapılan aplikasyon ve orman kadastrosuna, yani genel kadastrodan sonraki bir nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilerek, yazılı olduğu biçimde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre, davacı ve davalı gerçek kişiler ile katılanlar … ve …, davalı … Müdürlüğü ve davacı Hazine ve davalı … Yönetiminin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 30/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.