Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1853 E. 2023/1408 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1853
KARAR NO : 2023/1408
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2084 E., 2022/246 K.
DAVA TARİHİ : 22.04.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/272 E., 2021/512 K.

Taraflar arasındaki tanıma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında Dornbirn Bölge Mahkemesi’nde iflas davası açılarak iflas işlemlerine başlandığını, ilan gereği müvekkilin alacaklılarının mahkemece görevlendirilen yediemine bildirildiğini, yedi emin tarafından borç listesi yapılarak ödenmesi gereken miktarın saptandığını, Dornbirn Sulh/Hukuk Bölge Mahkemesi’nce borçların %10’u ödendikten sonra iflasın tamamlanmasına karar verildiğini ve kalan borçlardan müvekkilinin muaf tutulduğunu, ilamın 04.11.2016 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek Dornbirn Sulh/Hukuk Bölge Mahkemesi’nin 07.11.2016 tarih, 14 S 85/09 z-25 sayılı iflas kararının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5718 Sayılı Yasanın 50. ve devam eden maddeleri gereğince tanıma kararı verilebilmesi için ilamın Türk mahkemelerinin kesin yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, tenfizi istenen kişiye o yer kanunları uyarınca usulüne uygun olarak savunma hakkı verilmiş olması, yabancı mahkeme kararının aslının talep ekinde yerel mahkemeye sunulmuş olması ve yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerektiği, bu ilkeler doğrultusunda ve alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davacı tacir olarak kabul edilse dahi davaya konu ilamın hiçbir alacaklının kabulüne bağlı olmaksızın alacağın %90’ından borçlunun muafiyetine yol açtığı, ilamın Anayasada düzenlenen temel hak ve özgürlükler içerisinde yer alan mülkiyet hakkını ihlal ettiği, dolayısıyla kamu düzenine açıkça aykırı olduğu, alacaklılara savunma hakkının tanınmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının farklı maddi ve usul kurallarının uygulanmış olması nedeniyle kamu düzenine aykırı olduğunun kabulünün doğru olmadığını, ülkemizde iflas içi tenzilat konkordatosunda borçluya kalan borçlardan muafiyet sağladığını, Türk hukukundaki konkordato müessesesinde alacaklılar toplantısında alacak miktarının çoğunluğuna ve alacaklı sayısının çoğunluğuna göre belirlenen kabul oranıyla konkordatonun tasdikine karar verildiğini, bu takdirde konkordato teklifini kabul etmeyen alacaklılar bakımından da mülkiyet hakkının ihlali durumunun ortaya çıkacağını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı ülke mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, MÖHUK’nın 50. ve 54. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.