Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4222 E. 2006/7671 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4222
KARAR NO : 2006/7671
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 02.09.2003 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, … Köyü … mevkiindeki yaklaşık 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazı …’den satın aldığını, eklemeli olarak 40 yıldan fazla süreyle ve … sıfatıyla zilyet olduğunu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa döneminde yapılıp, yine dava tarihinden önce, 3373 Sayılı Yasa döneminde 07.04.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılmış ve kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman olarak paftasına işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakılmıştır.
Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma incelem ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (A) bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir.
Çekişmeli taşınmazın harita mühendisi bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 3381.03 m2 bölümünün, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 07.04.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş bulunan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla önce orman sınırı içine alınıp hemen sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp, Hazine adına tapuya tescil edildiğine göre kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi olanaksız olduğundan bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 3480.89 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda sadece devlet ormanları sınırlandırılmıştır. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosu 07.04.1988 tarihinde ilan edilerek 07.10.1988 tarihinde kesinleştiği, uzman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, çekişmeli taşınmaz 1953 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakılmış ve paftasında gösterilmiş ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışına bırakılmıştır. 1987 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 07.10.1988 tarihine kadar orman sayılacağı tartışmasız olan çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin suç oluşturması nedeniyle, hukukça değer taşımayacağı gibi, orman sınırları dışında bırakıldığı tarih ile dava tarihi arasında 20 yıl da geçmediği, (H.G.K. 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 S.K.) orman bitki örtüsü yok edilse bile 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince yeriyle birlikte orman sayılacağından, 05.11.2003 gün ve 4991 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabileceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.