Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4225 E. 2006/7679 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4225
KARAR NO : 2006/7679
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … … ve arkadaşları, yörede 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında … Köyündeki 1505 parsel sayılı taşınmazın tamamının, orman sınırı dışında olduğu halde, 3302 Sayılı Yasa hükmüne göre 1992 yılında yapılıp 21.05.1993 – 21.11.1993 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve (2/B) uygulaması sonucu hatalı işlemle taşınmazın tamamının (2/B alanında) bırakıldığı iddiasıyla işlemin iptali, taşınmazın … alanı olarak tesbiti ile orman sınırları dışına çıkarılmasını istemişlerdir. Mahkemece Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer taraflar yönünden açılan davanın kabulüne, … Köyü 1505 parsel numaralı taşınmazın teknik bilirkişiler … ve … … tarafından düzenlenen 14.10.2003 hakim havale tarihli krokide (B) ile gösterilen 7964.49 m2 bölümün öncesinin orman olmadığının tesbiti ile bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarıyla, kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmasına dayalı inceleme, araştırma ve keşif soncu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi rapor ve krokisi ile çekişmeli 1505 sayılı parselin, eski tarihli tapu kayıtları esas alınarak gerçek kişiler adına tesbit edilip, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 21.04.1961 gün ve 1954/2533-24 sayılı kararı ile gerçek kişiler adına tescil edilen, 573 sayılı tapulama parselinden ifraz yoluyla geldiği, sözü edilen mahkeme kararı ile taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığının saptandığı, bu kararın Orman Yönetimi için kesin hüküm, Hazine yönünden ise kuvvetli delil oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gezici Arazi kadastro Mahkemesinin 21.04.1961 gün ve 1954/2533-24 sayılı kararı ve dosya muhteviyatının onaylı fotokopisi incelendiğinde, … Köyü 573 sayılı parselin, 38100 m2 yüzölçümünde tarla niteliğiyle, K.Sani 295 tarih 30 ve 183, Şubat 1338 tarih 7, T.evvel 1930 tarih 18 ve Mart 1951 tarih 109 tapu kayıtları ile, … …, … … ve … … adına 25.06.1953 tarihinde tesbit edildiği, kadastro tesbitine, Orman Yönetimince, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, … … tarafından ise, taşınmazda payının bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesince düzenlenen tensip tutanağında, Orman Yönetimi yanı sıra … …, …, … …’ün de davacı sıfatıyla gösterildiği; ancak, sonraki celse tutanakları ve keşif tutanağında Orman Yönetimine yer verilmediği gibi, gerekçeli kararda da, Orman Yönetiminin taraf olarak gösterilmediği, 15.08.1961 tarihli keşifte mütehassıs bilirkişi olarak adlandırılan … elemanı bilirkişinin taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında bulunduğunu bildirdiği, Mahkemece, taşınmazın K: sani 1295 tarih 30 ve 183, Mayıs 1291 tarih 157 numaralı sicilde … … adına kayıtlı olduğu, … … mirasçılarından … …, …, … … paylarının senetle … …’a satıldığının belirlendiği gerekçesiyle tesbitin iptaline ve taşınmazın 19/20 payının … …, 1/20 payının ise … … adına tesciline karar verildiği, hükmün … … vekili tarafından temyiz edildiği, temyiz giderleri ödenmediği için temyiz talebi red edilerek, kararın 19.12.1962 tarihinde kesinleştiğinin karar üzerine yazıldığı, 573 parselin mahkeme kararı infaz edilerek tapuya tescil edildiği, ifrazlar ile çekişmeli parselin oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Yargılama Usul Yasasının 237. maddesi anlamında kesin hükümden söz edilebilmesi için, davanın taraflarının ve konusunun aynı olması gereklidir. Yukarıda sözü edilen mahkeme dosyası incelendiğinde görüldüğü gibi, 573 sayılı parselin kadastro tesbitine aslında Orman Yönetiminin itirazı ve davası bulunduğu halde, Yönetim taraf değilmiş gibi, yokluğunda yargılama yapılıp, kararda taraf olarak gösterilmeden, parselin kesinleşmiş orman sınırları dışında da olduğundan söz edilerek gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, karar Orman Yönetimine tebliğ edilmemiştir. Bu nedenlerle Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 21.04.1961 gün ve 1954/2533-24 sayılı kararının Orman Yönetimi açısından kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu kararın Yönetim için kesin hüküm oluşturmadığı gibi, 573 sayılı parselin kadastro tesbitinin Orman Yönetimi açısından kesinleştiğinden de söz edilemez.
O halde; mahkemece, 573 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen ve aynı nedenle dava konusu edildiği anlaşılan parsellere ilişkin dava dosyaları arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğu gözetilerek davaların birleştirilmesi, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 21.04.1961 gün ve 1954/2533-24 sayılı kararının aslında taraf olduğu halde, karar başlığında gösterilmeyen Orman Yönetimine tebliğinin sağlanması, karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmeyerek Yönetim aleyhine kesinleşir ise yargılamaya devamla hüküm kurulması, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi kararı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilirse, temyiz incelemesinin neticesinin beklenmesi, mahkeme kararının bozulması halinde, Orman Yönetimi açısından 573 sayılı parselin kadastro tesbitinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği için, gerçek kişilerin 10 yıllık sürede açtığı eldeki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının bu davaya katılma talebi olarak değerlendirilip, eldeki davada görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 01/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.