YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6631
KARAR NO : 2007/6959
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : … …VE ARKADAŞLARI
MÜDAHİL DAVACI : HAZİNE.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, müdahil davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 130 ada 181 parsel sayılı 5722.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kestanelik niteliği ve vergi kaydı ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine de davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı ve taşınmazın 2/B madde alanında kaldığı iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve dava konusu parselin teknik bilirkişilerin 19.04.2006 tarihli rapor ve krokilerinde (A) ile gösterilen 3785.39 m2 bölümünün tespit gibi davalı … adına, (B1) ve (B2) ile gösterilen 1185.93 m2 ve 751.07 m2’lik bölümlerinin ayrı ayrı parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, müdahil davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 09.06.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2003 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Aplikasyon ve 2/B madde uygulaması 3402 Sayılı Yasanın 4. madde uygulamasına esas olmak üzere 102 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapıldığı ve kesinleşmediği, bilirkişiler orman kadastro sınırları içinde kalan, ancak nitelik yitirmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan bölümün yüksek eğimli olması, arazisinin erezyona duyarlı bulunması ve sürekli doğal bitki örtüsü altında tutulması gerektiğini bildirerek taşınmazın 2/B madde koşullarını taşımadığı konusundaki tespiti doğrudur. Ne var ki; mahkemece kesinleşen orman kadastro haritasının ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde haritasının uygulaması yetersiz olduğu gibi, taşınmazın kısmen orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle Hazine bu davada yasal hasım olduğu gibi mahkemeye sunduğu dilekçede davalı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı ve tamamının 2/B madde sahası olduğunu bildirildiğine göre, Hazinenin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya katıldığının kabulü ile Hazineye karşı davalının taşınmazı 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşullar çerçevesinde kazanıp kazanmadığının kanıtlanması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1969 yılında kesinleşmiş ilk tahdit haritası ve tutanakları ile 3402 Sayılı Yasanın 4. madde uygulamalarına esas olmak üzere yapılan ancak kesinleşmeyen aplikasyon, 2/B haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın aynı adadaki … parsellerle birlikte orman tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Böylesine yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığının belirlenmesi halinde başka bir tartışmaya gerek kalmadan dava kabul edilerek dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
Taşınmazın kesinleşmeyen 2/B madde sahasında kaldığının anlaşılması halinde; bilirkişiler tarafından taşınmazın eğimi, konumu, erozyona dayalı olması ve sürekli doğal bitki örtüsü altında kalması gerektiği ve bu nedenle taşınmazın 2/B madde koşullarını taşımadığı bildirilmiş olduğundan, yine başka bir araştırmaya girişilmeden parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
Taşınmazın orman sınırı ve 2/B madde uygulama sahası dışında kalmakla birlikte dört yönden orman ya da 2/B madde sahası ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde ise 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi bu tür yerlerin özel mülk olarak kişiler adına tescil edilmeyeceğini öngördüğünden, taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtilerek yine Hazine adına tescil edilmelidir.
Taşınmazın orman sınrıları ve 2/B madde sahası dışında ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde; Hazine zilyetlik koşullarının davalı yararına oluşmadığını iddia ederek davaya katıldığı, Hazinenin katılım dilekçesi vermekle yasal davacı durumuna geçtiği mahkemenin Hazinenin müdahale talebi konusunda bir karar verilmesine gerek olmadığı gözönünde bulundurularak taşınmazın davalı gerçek kişi yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması gerekir. Bu cümleden olarak; davacı Hazine ile davalıdan zilyet tanıkları istenmeli, çekişmeli parsel ve komşu parsellere revizyon gören vergi ve tapu kayıtları varsa bunlar ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmeli, yine taşınmazın önceki niteliğinin ve zilyetlik durumunun saptanması bakımından 1980 ila 1990 yılları arasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösterir memleket haritasının (orijinal renkli örneği) ve … fotoğrafı ile amenajman planı ilgili yerden getirtilerek aynı bilirkişi heyetiyle yapılacak incelemede bu belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; aplikasyon ve 2/B kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak 1969 yılı kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tarafların bildirecekleri zilyet tanıkları ile yerel bilirkişilerden taşınmazın öncesinin ne olduğu kimden kime kaldığı, ne zamandan beri kimler tarafından nasıl kullanıldığı, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı ayrıntılarıyla ve maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı ve bu beyanların doğruluğu varsa komşu parsel kayıtları, memleket haritası ve … fotoğraflarıyla denetlenmeli, ziraat mühendisinden taşınmazın … yapısı, bitki örtüsü, kullanım biçimi ve kullanım süreleri konularında bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı, ayrıca; 3402 Sayılı Yasanın 14. madde diğer koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığı da yöntemine uygulan olarak araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …, müdahil davacı Hazine ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimi ve … …’a iadesine 28/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.